18 February, 2018

Kalp Gözünü Açmak


Herkes birşeylere özlem duyar. Hayatlarımızda bu özlemi daha yoğun şekilde hissettiğimiz anlar vardır. Ne yazık ki bu özlemin bizim dışımızda bir özlem olduğuna inanırız. Bazen bu özlemin para için, bazen yeni eşyalar için, bazen de yeni bir sevgili için olduğunu düşünürüz. Fakat gerçekte, bu özlem içimizdeki birşeylerle ilgilidir. Bu özlem kalbimizdeki kilitli kapılarla ilgilidir. Bu özlem kalp gözümüzün açılması ile ilgilidir.

Bazen bu kapıların altından yansıyan Işığı görürüz. Bu, aşık olduğumuzda, birinin gözlerine bakıp da sevildiğimizi gördüğümüzde olur. Bu, bir sanat eserine tabi olduğumuz ve bunun kalbimize giden kapıları zorladığını anlayamadan, kalbimizde bir köşenin sızladığını, bir duygu ile gelen bir anıyı hatırlamak üzere olduğumuzu hissettiğimizde olur. Bu, çiçek açmış kiraz ağaçlarının yanından geçerken rüzgarın esip çiçeklerin taçyapraklarını uçurup kar gibi yağdırdığını gördüğümüzde olur. Bu, bebeğimizi ilk kez kucağımıza aldığımızda olur.Bu, birileri için birşeyler yaptığımızda, yardım ettiğimizde ve bu emeklerimizin güzel şeylere vesile olduğunu gördüğümüzde olur. Bu, başkalarının bizim yaptığımız birşeyden ilham aldığını gördüğümüzde ve daha fazlasını yapmak istediğimizde olur…

Bizler bu gezegende bu özlemin ne olduğunu bilemeden binlerce yıl yaşadık. Bir gün, bu özlemin ne olduğunu anlamamızdan korkan varlıklar vardı. Çünkü özlemin ne olduğunu anladıktan sonra, kalbimize giden kapıların anahtarını bulmak çok kolaydı. Bu yüzden bize engeller yarattılar. Mesela parayı yarattılar, eksikliğini yaşayalım ve onun için çalışalım diye. İnsanların kalplerinden geleni yapmalarını engellemek için; eğitim sistemlerini, dinleri, ve sosyal yapıları yarattılar.İnsanların bilinçlerini bunlarla öyle çok doldurdular ki, insanlık bunların ötesini göremez oldu. Sonuçta insanlık, özlemini duyduğu herşeyin onların dışında birşey olduğuna inandı. Kişisel varlıkları için, bu kendilerinin dışındaki pastadan daha büyük bir parçaya ihtiyaç duyduklarına inandı.

Bunun yanında, bu realitede sanata ezoterik (gizli) semboller koymaya yönlendirilenler vardı. Onlar bunu neden yaptıklarını bilmiyorlardı. Onlar, o şekilleri neden çizdiklerini, müziklerinin melodisini neden o şekilde yaptıklarını bilmiyorlardı. Kalplerinde bir özlem hissediyorlardi.Ve yarattıkları kelimeler, şekiller, notalar ve fikirler ile ulaşmaya çalıştıkları yeri bulmak için ipuçları koyuyorlardı sanatlarına bilmeden.

İşte şimdi bu semboller bizlerin kalp gözünü açmamıza yardım ediyor. Çünkü şu zamanda, birbirimize karşı sevgiyi ve merhameti hissetmeye ihtiyacımız var. Bu, gerçeği yüzeye çıkaracak ve herkes için şifalanmanın başlamasını sağlayacak. Ve bu da, insanlığın kendi kaderinin kontrolünü eline almasına neden olup, Yeni Dünya’nın, Dünya’da Cennetin gerçek olmasını sağlayacak.

Kalp gözümüzün açılması, kalplerimizde kutsal dişilin uyanması demektir. Kutsal dişil uyandığında ise, erili iyileştirecek ve şimdi ütopik gelen geleceği gerçeklememizi sağlayacak.

Gönül gözümüzün açılması için, hayatımızı basitleştirmeye ihtiyacımız var. Makyajımızı temizleyip; acıya, üzüntüye, nefrete, öfkeye olan bağımızı koparıp yerde bırakmaya ihtiyacımız var. Daha fazla utangaç olamayız, olmaya can attığımız şeyi temsil etmeyen herşeyden kurtulmalıyız. Görmüyor musunuz ki ağaçlar bunu her sonbaharda yapıyor? Şimdi negatif duyguları ağaçlar gibi dökme zamanı. Şimdi basitleşme, soyunma, insanların gözlerinin içine bakma ve açık olma zamanı. Şimdi onlara ruhumuzu gösterme zamanı. Şimdi kalbimizdeki iyiliği gösterme zamanı.

Aylardır bir sembolün çeşitli varyasyonlarını görüyorum her yerde. Şimdi anlıyorum ki, bu semboller her dinde ve her kültürde sanata kasıtlı bir şekilde yerleştirilmiş. Öyle ki bir gün geldiğinde, bizi ayırmaya çalışan dinsel dogmalar ve kültürel normların ötesinde anlamamız gereken birşey var görebilelim diye. İşte bu nedenle sizlere soruyorum, eğer tüm inanç sistemleri, kültürler bu kadar, savaşlara ve acılara bu derece neden olacak kadar birbirinden farklı ise, neden aynı semboller bu yapıların sanatında tekrar ve tekrar kullanılmış?

Cevap çok basit. Biz birbirimizden farklı DEĞİLİZ. Bu sembollerin birleştirici gücünü çözdükten sonra, şimdi bu konuda birşeyler yapmak zorundayız. Bizi aynı yapan şey nedir? Farklılıkları, önyargıları, birbirimizi yargılamalarımızı eritecek şey nedir? Sonunda birbirimizi affetmemize ve hiçbir yük taşımadan kendimizi akışa bırakmamıza yardım edecek nedir?

Bu sembolleri aylardır her yerde görüyordum. Rüyalarımda İtalya’da eski binaların tavanlarında, Mısır’da, Eski Babil’de, Kızılderilerin üzerinde, heryerde aynı sembolü ve onun varyasyonlarını görüyordum. Sonra birkaç hafta önce bir kadının kulağımda sesi çınladı. Dedi ki “Birlik demek". "Bu sembol sevgi ve merhamet demek. Bu sembol harmoni demek”. Ve şimdi size soruyorum, eğer tüm bu din ve kültürler bizi birbirmizden farklı kılıyorsa, neden tüm bu toplumların sanatçıları aynı sembolü kullanıyor?

Şimdi lütfen bu sembollere bakın ve bunları meditasyonlarınızda sorgulayın…Sonra benim bu birlik mesajımı taşımama yardım edin, elimi tutun. Çünkü şimdi kalp gözünü açmanın tam zamanı. Şimdi birbirimize merhamet duygusu ile yaklaşmanın, bencillik duymadan sevmenin ve birleşmenin zamanı.

İşte gördüğüm sembolün çeşitli varyasyonları:


St Elmo Kalesindeki Malta Haçı


http://eclipsology.blogspot.com/2009/09/how-solar-cross-symbol-was-inspired-by.html






Sennefer Valley Turbesi-Tavandaki şekiller




Tanrıça İştar'ın 8 köşeli yıldız sembolü





Orta Doğu Çömlekçilik Örneği



İslam Sanatı Örneği




Türk Seramiği




Kızılderili Motifleri





Çin Seramik Sanatı Örneği




Baştaki sembole bakınız
Bakire ve Çocuk-Harvard Üniversitesi Müzesi'nden.

3 comments:

  1. Acaba 4 elementi sembolize ediyor olabilir mi?

    ReplyDelete
  2. Dort ana yon buyuk ihtimalle simyada da aciklanan ve bircok kaynakta bahsedilen seyi temsil ediyor. Ara yonlerin kullanilmasi daha cok bu elementlerin ruh, spirit ile alakali tarafi diye yorumlayabiliriz sanirim. Ben arayonleri, birlik, sevgi/merhamet, adalet ve harmoni olarak yorumluyorum burada.

    Tum inanc sistemlerinin bilincimizdeki etkisini, programlamalarimizi aradan cikardigimizda elimizde de bunlar kaliyor zaten. Dort element ve onlarin evrenle etkilesimindeki unsurlar.

    Bu yaziyi yazdiktan sonra sanatcilardan ve tarihcilerden benzer semboller iceren geri donusler de aldim. Cok onemli bir ipucu oldugunu dusunuyorum bu sembolun. Bazi kaynaklar bu sembolu negatif anlamlarla iliskilendirmeye de calisiyor ama. Ben bunu karanligin pozitif sembollere negatif anlam yukleme cabasi olarak bakiyorum.

    Belki de yukselisin semboludur. Sanirim daha baska anlamlarini farkindaligimiz arttikca hep beraber kesfedecegiz. :)

    ReplyDelete
  3. Ben ilk resimdeki gibi bir sembol görmüştüm içinde yazılar vardı

    ReplyDelete