02 December, 2017

İçinizdeki Tanrıçayı Uyandırmak


Evrenleri birbirine bağlayan kutsal dişil enerjidir. Bu enerji yaratımın kaynağıdır. Ve bu enerji tüm yaraları iyileştirecek ve harmoni içinde Sevgiden bir realite yaratacak.

Dişil enerjiler her zaman bu gezegendeydi. Bu enerjiler pek çok farklı yerde saklıydı. Kutsal eril ve dişil enerjiler arasındaki denge bozulduğunda, dişil enerjiler Kutsal Sevgiyi demirleyebilecekleri yerler buldular. O yüzden bu enerjileri bulmak sadece zorlaştı. Kutsal dişili bulma yolunu yürümek için artık emek harcak ve gerçekten bunu istemek gerekti.Onu bulmak ve ona tutunmak kararlılık gerektiriyordu. Karanlık yolunuza pekçok engeller koydu. Ama şimdi bu engeller kalkıyor. Kutsal dişil kutsal erili iyileştirmek için uyanıyor; ki böylece tekrar BİR olabilsinler!

Şimdi Kutsal Dişilin bu gezegende nerede olduğunu biliyor musunuz?

Şimdi o okyanusun en derinlerinde. En yüksek dağların erişemeyeceğiniz yerlerinde. Rüzgarın ağacın yapraklarıyla yaptığı sesin içinde saklı. Ya da kuşların şarkılarının melodilerinde. Kutsal dişil şimdi “Sevgi” diye haykırarak çağlayan nehirlerde.

Ve sadece doğada değil. Aynı zamanda insanların yaptığı sanatta. Bir heykelin ya da resmin mükemmelliğinde saklı. Ya da müziğin notalarında. Ama en önemlisi, hala sizin içinizde. Sizin varlığınız Kutsal Dişilin tapınağı çünkü. Ve şimdi, onu geri getirebiliriz.

Binlerce yıldır, sadece duyabilen kulaklar ve görebilen gözler anladı bunu. Tek yapmanız gereken bir yaratıcı olduğunuzu anlamanız. Çocuklarınıza hayat verebiliyorsunuz. Ağaç dikip, çiçek ekerek onların büyümesini sağlıyorsunuz. Bu sizi yaratıcı yapmaz mı?

Şimdi içinizdeki tanrıçayı ortaya çıkarma zamanı. Dişilin geri gelmesine izin vererek kendinizi güçlendirme zamanı. Yapmanız gereken korkuyu yenmek. Tek gerekli şey sakin olmak, sevgi dolu olup herkese merhamet göstermek… Gerçek şu ki fiziksel olarak birşey yapmanıza gerek yok. Tek yapmanız gereken hayal etmek. Sessizce pembe sevgi dolu enerjinin varlığınızdan etrafa taştığını hayal etmek. Bulunduğunuz odanın bu enerji ile dolduğunu görsellemek

İnsanlarla konuştuğunuzda, onların gözlerine bakın. Orada ruhlarını, özlerini arayın. Orada dişili arayın ve onu çağırın. Böyle çalışır bu, suyun dağların tepesinden yolunu bulup akması gibi, dişil enerji de tekrar akmaya başlayacak.

Fark yaratabileceğinize inanın. Bu yolda yaşam çemberinizde ufacık birşeyler yapmaya başlayın her gün. Birini övün mesela, çocuklarınıza sarılın, başkaları için yemek yapın, emek harcayın.

Tanrıça gerçekten geri dönüyor! İçinizdeki tanrıçayı uyandırın!

Finding the Goddess Within




It is the divine feminine energy that glues the universes together. It is the source for creation. And it is what will heal all wounds and create the new harmonious reality out of Love.

The feminine energies have always been on this planet. They have been hidden in many different places. When the balance between divine feminine and masculine was broken, these energies found places to anchor the Divine Love. It was just harder to find them. It took effort and willingness to walk this road. It required determination to find and hold on to it. The dark put many obstacles on your way. But now, the obstacles are clearing. Divine feminine is waking up to heal the Divine Masculine so that they can be One again!

Do you know where the Divine Feminine is on this planet now?

It is in the deepest places of the ocean. It is at the tops of the highest mountains that you can’t reach. It is hidden in the sound that wind makes with the leaves of a tree. It is in the melody of the song the bird sings. It is in the flowing water that screams “Love”.

And it is not only in the nature but also is in the works of man. It is in the perfection of the sculpture or the painting. And it is hidden in the notes in the music. But most importantly, it is still in you. Your being is the temple of the divine feminine. And now, it is OK to bring it back.

For millennia, only the ears that could hear and the eyes that could see were able to realize this. All it takes is for you to realize that you are a creator. You are capable of giving life to your children. You can plant trees and flowers and watch them thrive. Doesn’t this make you creators?

It is time to reclaim the goddess within. Time to empower yourselves by allowing the feminine to return. All it takes is to remove fear. All it takes is to be calm, be loving, and showing compassion. The truth is you don’t want to physically do anything. All you need to do is to imagine. Imagine silently that the pink loving feminine energy is overflowing out of your being. Imagine that the room you are in is filled with this energy.

When you talk to others, look at them in the eye. Look for their soul, their essence in their eyes. Search the feminine in there and call for it. This is how it works, like the water finds it’s way from the top of the mountain, feminine will start flowing again.

Believe that you are able to make a difference. Start by doing something very small in your circle of life. Like praise someone, hug your kids, cook for people and put effort towards it.

Goddess is truly returning! Awaken the goddess in your being!

16 November, 2017

Atlantis’teki Rahibe İnisiyasyonları

Kutsal dişil bilgeliğini taşımak uzun ve sonu gelmez bir seyahattir. Görülecek, bulunacak, hissedilecek, öğrenilecek, kabul edilecek, olunacak çok şey vardır. Bu basitçe bir okula gitmek gibi değildir. Bu, onu yaşamaktır. Bu, o olmaktır.

Bir kere ayrılık ilüzyonunda yaşayan biri bu evrim şeklini yaşamayı seçerse…Bir kere mistik bir okula girip Atlantis’te rahibe olmayı seçerseniz…Bu, tüm varlıkları BİRLİK’e bağlayan yapıştırıcı olmayı seçmişsiniz demektir. Kaynak’a bağlayan…

Gizem okulunda olmak; başkalarıyla o okula gitmek veya beraber oturup birşeyler hakkında konuşmak değildir. Gizem okulunda olmak demek spiritüel öğretmeninizle bir olmanız demektir. Bu, onun sizin anneniz olması gibidir, onun karnında yerinizi almanız ve onu yaşamanız, onun gözlerinden görmeniz, onun hislerini hissetmeniz demektir.Artık onun gözleri sizin gözlerinizdir, onun elleri sizin eleriniz, onun dokunuşları sizin dokunuşlarınız…

Beraber uzayda seyahat edersiniz. Beraber, yaratım gizemlerini öğrendiğiniz eterik mekanlar yaratırsınız. Pembe realiteler, mavi realiteler yaratırsınız. Söğüt ağacı yaratıp altında dinlenirsiniz. Rüzgar yaratıp yaprakların müziğini dinlersiniz. Dinlenirsiniz. Etrafınızda çiçekler yaratırsınız. Güller. Beyaz ve kırmızı güller bazen. Dağın yamacındaki, gölün kenarındaki leylaklara bakarsınız, onların kokusunu alırsınız. Sudan varlıklar yaratırsınız. Su kristallerinden tapınaklar. Taşları ve kristalleri öğrenirsiniz.

Bunlarla birlikte tarihi de öğrenirsiniz. Evrendeki tecrübeleri. Enerji ve sevgi dinamiğini öğrenirsiniz. Döngüler içindeki paternleri öğrenirsiniz. Ustanızın bilgeliğini özümsersiniz. Onu yaşarsınız ve tecrübe edersiniz.

Bir noktada, bunların hepsinde ustalaştığınızda, size özel şeyleri katmaya başlarsınız yarattıklarınıza. Bu sizin imzanız gibidir. İsis’in güllerde sevinci bulup etrafını beyaz ve kırmızı güllerle donatması gibi. Sekhmet’in mavi bilgi taşına düşkünlüğü, ya da İştar'ın hayvanlarla daha yakın bağlantısı olması gibi. İştar dağların üzerinde uçmayı severdi. Yılan ejderhası ile oynamayı severdi.

En büyük sır ne biliyor musunuz? Realitemizin tanrıça dedikleri aslında Atlantis Rahibeleri idi.

Siz Atlantis Rahibesi olmak için inisiyasyona hazır olduğunuzda, evren sinyalleri verirdi. Ama o noktada, siz bunu başardığınız için mutluluk yaşayamazdınız. Çünkü o noktada sizin bu realitedeki varlığınız ile alakalı farkındalığınız büyük ölçüde azalmış olurdu. Sevinç duyardınız, ama bu bedensel duygular şeklinde değildi, çünkü o noktada bu bedensel duygulardan kendinizi arındırmış olurdunuz.

İnisiyasyonunuzun olduğu gün, Ustanız tarafından hazırlanırdınız. Yavaşça saçınızı örerdi…Her örgünün ucuna bir boncuk takardı. En sade elbiseniz içinde olurdunuz. Başınıza bir başlık takardı.

Sadece birkaç rahibe olurdu tapınakta. Çünkü bu bir kutlama değildi. Bir tahtta otururdunuz ve rahibelerin etrafınızda daireler çizmesini, yaratılış dansını yapmasını seyrederdiniz.Onlar bunu yaparken tapınağın tepesinden bir sıcaklığın indiğini hissederdiniz, Altın bir Işık sarardı etrafınızı. Ve siz beklerdiniz, sessizce beklerdiniz. Zihniniz açık, sabırla beklerdiniz.



Bundan sonra Gaia’nın Kutsal Suyunda yıkanmak üzere suya konulurdunuz. Suya yalnız girer ve yüzerdiniz. Çıkma zamanı geldiğinde, basamaklara doğru yüzerdiniz. Basamakları birer birer çıkarken, her adımda bilincinizin genişlediğini farkederdiniz. Bilinciniz genişleyerek en sonunda Gaia bilinci olurdu. O anda, sol elinizde Ankhın belirdiğin hissederdiniz. İşte o anda bilirdiniz ki size bilgelik veildi. Bilirdiniz ki herşeyden önce bilgeliğe ihtiyaç var. Bu bilgelik, tüm varlıklar için sevgiyi, doğruluğu, adaleti, harmoniyi kabul ettiğinizi gösterirdi. Bir sonraki adımınızda sağ elinizde bir asa belirirdi. Bununla beraber, size güç verildiğini bilirdiniz-Gaia’nın güçünü aldığınızı bilirdiniz! İşte o anda, bilgelik olmadan gücün ne kadar tehlikeli olduğunu anlardınız. O yüzden Ankha bakar ve size verilen bilgelik için teşekkür ederdiniz.



Bir kere inisiye edildiğinizde siz artık eski siz değildiniz. Çünkü inisiyasyondan sonra sizde Gaia bilinci oluşurdu. Gaia üzerindeki tüm varlıkların duygularını hissederdiniz.Gaia’ya ve Kaynak’a bağlı olduğunuzu hissederdiniz.Bireysellik hissi giderdi. Tüm varlıklar için en derin sorumluluk duygularını hissederdiniz. Tüm evren ve Gaia için doğruluk, adalet ve harmoniden sorumlu hissederdiniz.

Dünya’da tanrıça rollerini bu değerleri taşıyarak oynayanlar, Atlantis’in rahibeleridir. Onların özleri pekçok parçaya ayrılıp bizlerin içine katıldı. Birçoğu şimdi onların fraktallarını taşıyor. Ve bu varlıklar şimdi sizin varlığınızla geri gelmeye hazır. Kutsal Dişil Bilgeliğini Gaia’ya geri getirmek için bekliyorlar.

Yani onların tohumlarını taşıyan çok insan var. İşte şimdi bu tohumları büyütme zamanı. Ego zihnini bırakıp onların büyümesine izin verme zamanı.

İsislerin, İştarların, Hathorların, Ma’at’ların, Sekhmet’lerin fraktallarını taşıyan çok var şimdi. Onları içinizde büyütmeye hazır mısınız? Egonuzu susturun. Onlarla bağlantı kurun ve bu gezegenin çok ihtiyacı olan Sevgi Mandalasını yaratın. Hadi bu perdeyi hep beraber kaldıralım ve Aurora Çağını başlatalım.


Bir zamanlar bir Atlantis Rahibesi olan Zenobia'nın heykeli Suriye Sahilleri karşısında kutsal dişilin bir hatırlatıcısı olarak tüm gücüyle durmaya devam ediyor



Priestess Activation Meditation

It is now time for the priestesses of Atlantis to remember and reclaim their identities. Time to become what we were long ago… Time to heal and time to be one. I am guided to publish this meditation to help you with this activation.I would like to recommend that you use rose essential oil (Bulgarian pink rose oil- rose otto- is best) during this meditation.

It is time. There was only Love once and it will be Love again!



1.Imagine you are in Atlantis. You are now entering from the doors of the Temple of Love into a long hallway. The ceiling and the walls of this hallway is out of red cloud. It smells like red roses. With each step, you feel more relaxed and grounded. You leave all your emotions behind. You feel safe here and you know you are loved. You feel your connection to Gaia increases.

2. You are now climbing down the steps into the temple. You are in a cave now. As you go down the steps, you start hearing the sound of the water. This sound makes you feel calm.

3.You are now standing in a large area. On your right, there is a fall that fills an aquamarine color pool.




The water from the pool overflows into the cave river. You realize the water has Light in it and it shines.


4.You remember this water. You now know that you have to get into this water. You undress and swim to the fall and you shower there. As you are in the water, you feel you are healing from all your wounds from all your past lives. The water heals your physical body. You feel your life force strengthens.



5.You get out of the water and you see a large area with a high ceiling. You see many crystals on the ceiling with many colors.
You see winged women statues by the walls.

6. You remember this place. Deep memories start to emerge. You know now that you are activated. You feel grateful for this experience and you leave this place to come back again.

08 November, 2017

Priestess Initiations in Atlantis


It is long and never ending journey to choose to carry the wisdom of the divine feminine. There is much to see,much to find, much to feel, much to learn, much to accept, much to become. It is not simply going to a school. It is about living it. It is about becoming it.

Once one in a separation illusion decides to go through this evolution path...Once you become a member of a mystical school to become a priestess in Atlantis...This means you choose to be the glue to tie all beings into oneness. Into the source...

Being in a mystery school does not mean going to school with others or sitting together and talking about things. Being in a mystery school means becoming one with your spiritual master. It is like she becomes your mother, you take your place in her womb and live her, see through her, feel through her. Her eyes become your eyes, her hands your hands, her touches your touches...

You travel together in the space. You create etheric places together where you learn all mysteries of creation. You create pink realities, blue ones. You rest under willow trees, you create wind to feel the sound of the leaves make music. You rest there. You create flowers around you. Roses... White and red roses sometimes. You watch the lilacs on the side of the mountain by the lake and smell them. You create beings from water. Temples from water crystals. You learn the knowledge of stones and crystals.

While you learn all these, you also go through the history. The experiences in the universe. You learn the dynamics of energy and love. You learn to identify patterns in the cycles. You absorb the wisdom your Master has. You live it, experience it.

At one point, when you master all these, you start adding your skills into your creation. It is like your signature. Like Isis found joy in creating white and red roses and covered all around her with them. Mother Sekhmet was drawn to using the blue stone of knowledge. Or Ishtar was connected to animals more. She liked flying over the mountains. She loved playing with her snake dragon.

Here is the big secret... The goddesses of our reality were the priestesses of Atlantis.

Once you are ready to be initiated as a priestess in Atlantis, universe gives the signs that it is time. At that point though, you can not feel happy that you made it. Because at that point your awareness about your existence in this reality is greatly reduced. You feel joy, but not in the sense of bodily emotions, because at that point you are detached from them.

On the day of your initiation, you are prepared by your Master Teacher. She braids your hair so slow...She adds a bead at every end of each braid. You dress simplest way possible. She places a headdress on your head.


Only few priestesses are with you in the temple. Because this is not taken as a celebration. You sit on a throne and watch as the priestesses circle around you, do the creation dance. As they do that, you feel a warmth descending from the top of the temple, a cloud of Golden Light wrapping around you. And you wait, silently wait. Your mind is clear, and you wait patiently.


After this, you are taken into the water to be washed with the Sacred Water of Gaia. You enter, swim all alone. When it is time to get out, you swim towards the steps. As you climb the steps up, you feel your consciousness expends at each step. It expends and you feel it grows and becomes Gaia consciousness. And at that very moment, you feel an Ankh appearing in your left hand. And then you know, you now have the wisdom. Because you need to have wisdom before anything else. It is the wisdom to accept love, the truth, the justice, the harmony for all beings. On your next step, you feel a sceptre appear in your right hand. With that you feel power - Now you are given the power of Gaia! And at that moment, you realize that it is dangerous to have that power without having the wisdom first. So you look at the Ankh and be thankful for the wisdom you are given.



When you are initiated you are not the same you...You now have Gaia Consciousness. You feel the feelings of all beings living on Gaia. You feel you are connected to Gaia, Cosmos, and Source. The sense of individuation goes away. And you feel the deepest sense of responsibility for ALL. You become responsible for truth, justice and harmony for Gaia and the whole cosmos.


It is the priestesses of Atlantis who took upon the role of goddesses on Earth, to carry the flag for all these values. Their contagiousness divided into many and placed into our being. Many now carry the fractals of these beings. And these beings are ready to come back through you. They are waiting to return the Wisdom of Divine Feminine to Gaia.

So, there are many of us that carry their seeds. Now it is time to grow it. Allow it to grow by leaving the ego mind.

Many are those who hold fractals of Isises, Ishtars, Hathors, Ma'ats, Sekhmet's on Earth now. Are you ready to let them grow in you? Silence ego now. Connect with them and create the Mandala of Love this planet needs so dearly. Let's break this veil and start the Age of Aurora now.




Statue of a being who once was an Atlantis Priestess stands strong across Syria Shores as a reminder of the divine feminine





07 November, 2017

Astera (Astara)'nın Rahibeleri


“Bedenleri ve zihinleri Hatıra Tapınaklarına adanmış Astera (Astara)’nın rahibeleri vardır. Bu kadınların kemiklerine, etlerine ve organlarına, hücrelerinin derinliklerine, korunması için tarihi olaylar ve bilgiler konmuştur.Bu kadınlarda, bu Hatıra Koruyucularının içinde, açığa çıkarılacak mücevherler, yaratma ve şifa yetenekleri depolanmıştır. Bazıları, bu kadınların gerçek yeteneklerinin; eski kayıtları en küçük kum tanesinde, bir yaprağın damarlarında, yıldız takımlarında, ya da dudaktaki öpücüğün yumuşaklığında okumak için; tüm Yaşamın kendisi ile kesintisiz bağlantı kurma kabiliyetleri olduğunu söyler.Bu Hatıra Koruyucuları hem boş ve çağlar boyunca bilgeliği taşıdıklarından aynı zamanda doludurlar.”
Gaia Kodeks:Node 444.54.281

Atlantis Rahibeleri Gizem Okullarının parçası olarak birlikte çalışıyorlardı. Tapınaklar inşa ediyor, enerjileri sevgi halinde tutmak için ritüeller yapıyorlardı. Bu görev, özgür irade nedeniyle bu realite deneyinde çok önemliydi. Bu yüzden rahibeler sürekli kozmik kuralları öğrenip, kutsal dişil ile bağlarını güçlendiriyorlardı. Daha yüksek derecede bilinç düzeyine ulaştıklarında, Gaia Sofya’nın, doğrunun, adaletin, sevginin ve harmoninin koruyucuları olarak inisiye ediliyorlardı.

Kahinler karanlığın işaretlerini görmeye başlayınca, Sevgi Tapınağının yüksek rahibeleri Gaia Sofya’yı korumak için bir plan hazırladılar. Bu planda rahibeler, antik bilgiyi taşıma görevini aldılar. Rahibelerin birçoğu döngü bitiminde tekrar dönmek üzere Dünya’yı terkederken, bazıları burada kaldı. Şimdi bu kutsal varlıklar görevlerini tamamlamak üzere Dünya’ya dönüyor.

Bu bilgileri korumak için Dünya’da kalanlar “Astara’nın Rahibeleri” adında bir grup oluşturdular. Unutkanlık büyüsü altında olacaklarını biliyorlardı. Bu nedenle bu bilgileri sembollere kodladılar. Yaşamlar boyunca bu varlıklar, ne anlama geldiklerini hatırlayamasalar da, sanat eserlerinde bu sembolleri kullandılar. Karanlık varlıklar bu sembollere ne kadar negatif anlamlar yüklemeye çalışsalar da başarılı olamadılar. O kadar çok sanat eserini de yok edemediler. Sanata negatif anlam yükleme çabaları da başarılı olamadı.

Astara’nın Rahibeleri nesilden nesile bu bilgiyi aktardılar. Bugün bile bu antik bilgi Dünyada ve bizim onun kodlarını çözmemizi bekliyor.

Kutsal Eril ve Dişil Enerji Sembolleri İçeren Halep ve Sümer Antik Çömlek/Seramik Örnekleri

Bu kodlanmış mesajlar bu rahibelerin bilinçaltında zihin ve bedenlerine konulurken, bu anıların zamanı geldiğinde kilidi açılıp bilgiler çözülecekti. Birisinin bu görevi üzerine alması gerekiyordu, ve bu kişi St.Germain idi. Çoğunluk onu bolluk getirecek Yükselmiş Üstat olarak bilse de, kendisi aynı zamanda spiritüel simya ustasıdır ve ruh ikizi ile beraber, bu gezegendeki varlıkların ikililikten kurtulması için onlara yardım etme görevini üslenmiştir.

St. Germain’in Sembolü Malta Krosunu çevremizde görmekteyiz. Soldaki resimde kendisinin ruh ikizi ile birliğini temsil eden ek sembolizm be bulunmaktadır.

Bu gerçek simya yoluyla olacaktır. İnsanlık tarihinde, simyaya karanlık varlıklarca çok fazla negatif anlam yüklenmiştir. Ancak, gerçekte, doğru simya kendimizi bilme/bulma sürecini öğretir. Kişinin kendisini ikililik realitesinden kurtarma tekniklerini içerir. Simya ile, bilincimizdeki tüm karanlığı; beden, zihin ve ruh arındırma steplerinden geçerek dönüştürmemiz gerekir.

https://www.youtube.com/watch?v=Et7dcjQQIKA&t=9s

Yukarıdaki videoda Mark Passio’nun da dediği gibi, bu gezegendeki varlıklar için simya pekçok alegoriyi çözerek gerçekleşecektir. Dünyadaki karanlık etkinin çoğunun zayıflamakta olması nedeniyle, şimdi simyanın gerçek öğretilerinin kilidini açmanın zamanı geldi. Bu nedenle, St.Germain kendilerini yeniden bulmaları için rahibelerle iletişime geçti. Bu varlıklar, Hadise’den sonra insanlığın iyileşmesine ve BİR olma sürecine yardım için öğretmen olma görevini alacaklar.

Bu süreç her bir kişinin kendisinin geçmesi gereken bir süreçtir ve arınması gereken çok şey var. İnsanlık olarak bizler başkalarının bize Yükseliş Odalarını getirmelerini ve bunu bizim yerimize yapmalarını bekleyemeyiz. Her bir kişi bunu yapabilir ve her birimizin, BİR Bilincine ulaşmak için bu süreci yaşamayı bilinçli bir şekilde seçmesi gerekir. Pekçoğunun dediği gibi: “Beklediğimiz bizleriz.”

Atlantis Rahibeleri…

St.Germain her zaman içinizde derinde hissettiğiniz/bildiğiniz bilgilerin kilidini açmak için yardım etmek üzere size bağlanmaya hazır.Bu bilgileri aktive etmenin zamanı geldi. Ona bağlanmanın zamanı geldi. Hadi şimdi kutsal dişil bilgeliğini aktive edelim. Buna hazırız.

Sevgi herşeyi fetheder; sevgiye yol verin!




04 November, 2017

Priestesses of Astera (Astara)



“There are Priestesses of Astera (Astara) whose bodies and minds have been dedicated as Temples of Memory. Into these women’s bones, flesh, and organs, into their very cells, are poured historical events and knowledge for safekeeping. In these women, these Memory Keepers, are stored jewels of revelation, boons for healing and creation. Some say the true gift of these women is their ability to seamlessly connect with all Life itself- to read the ancient records in the tiniest grain of sand, in the veins of a leaf, in a constellation of stars, or in the softness of a kiss upon the lips. These Memory Keepers are both empty and full as they carry wisdom through the ages.”

Gaia Codex:Node 444.54.281



Priestesses of Atlantis were working together as part of the mystery schools. They were building temples, doing rituals to keep the energies in the loving state. This mission was very important in this experiment due to free will, so the priestesses were constantly learning the cosmic rules and strengthening their connection to the divine feminine. As they were reaching higher levels of consciousness, they were being initiated in temples as the protectors of Sophia Gaia, truth, justice, love, and harmony.

As the seers started seeing the signs of darkness, the high priestesses of the Temple of Love designed a fail-safe plan to protect Sophia Gaia. In this plan, the priestesses took upon the mission for carrying the ancient knowledge. Some of these beings stayed on Earth while most left - to come back again at the end of the cycle. All these divine beings are coming back to Earth now to complete their missions.

The ones who stayed on Earth to protect this knowledge formed a group called the "Priestesses of Astara". They knew they would be under the spell of forgetfulness, so they encoded this knowledge into symbols. Lifetime after lifetime, these beings used these symbols within works of art, even though they could not fully remember the original meanings. No matter how hard the dark ones tried to impress negative meanings onto these symbols, they couldn’t reach their goals. They couldn’t get rid of so many objects of art, either. Their rituals to ascribe negative meanings to art could not be successful.

The priestesses of Astara transferred the knowledge from generation to generation. Even today, this ancient knowledge is on Earth and waiting for us to decode it.

Examples of Halafian and Sumerian Ancient Pottery containing symbols of both the divine feminine and divine masculine

While these encoded messages were embedded into the subconscious minds and bodies of these priestesses, eventually a time would come when these memories would be unlocked and decoded. Someone needed to undertake this mission, and this person was St. Germain. Although most know him as the Ascended Master who would be bringing abundance, he is also a master of spiritual alchemy and he, with his twin flame, has taken upon the mission to help beings on this planet to grow out of duality.


St. Germain's Symbol Maltese Cross is in our lives. Please note that the image on the left contains additional symbolism which includes his union with his twin flame.

This will be done through true alchemy. In human history, alchemy has been given much negative meaning by the dark ones. However, in reality, true alchemy teaches the process for knowing/finding our true selves. It contains the techniques to get oneself out of dualistic reality. With alchemy, we are supposed to transform all darkness of our consciousness into enlightened state by going through the steps of body, mind, and spirit purification.


https://www.youtube.com/watch?v=Et7dcjQQIKA&t=9s

As Mark Passio states in the video above, alchemy for the beings on this planet has to happen through the decoding of many allegories. Since the vast majority of dark influence on Earth has been weakening, it is now time to unlock the true teachings of alchemy. For this reason, St. Germain has started contacting the priestesses to begin the process of self discovery. These beings will take upon the role of teachers after the Event and help humanity heal and learn the process of becoming one.

This process will have to be done by each individual and there is much to purify. We, as humanity, need not wait for others to bring Ascension Chambers and do this for us. Each individual can and must make a conscious decision to go through this process in order to reach oneness. We have to do this ourselves. As many say: "We are the ones we have been waiting for."

Priestesses of Atlantis…

St. Germain is ready to connect with you to help unlock the knowledge you have always known/felt deep inside. It is time to activate it. It is time to connect him. Let us unlock the wisdom of divine feminine. We are ready.

Love conquers all things; yield we too to love!





02 November, 2017

Astara'nın Dönüşü



Atlantis battıktan sonra Astara bir kara parçası buldu. Bir gölün kenarında dinlendi. Burası Kuzey ve Güney Amerika arasında bir yerdi. Tektonik değişimlerden sonra burada bir ada oluşmuştu. Ama bu ada sadece kumdan ibaretti. Bomboş bir arazi idi.

Astara Atlantis’te Sevgi Tapınağının bir üyesiydi. Bu tapınağın başka üyeleri de vardı. Hepsi yüksek rahibeydiler. Gaia Sofya’dan sorumluydular. Bu özgür irade gezegeninde enerjileri sevgi halinde dengede tutuyorlardı. Sevgiyi demirleyen onlardı. Kutsal Kaseyi koruyorlardı.

Onlar ayrıca Atlantis’in liderleri idi. Liderler ruhsal gelişmişliklerine göre seçilirdi. Ve o zaman, rahibeler işaretleri görmeye başladı. Büyüyen bir karanlık vardı. Hazırlanmaları gerekiyordu. Bu deney en beklenmedik sonuçları getiriyordu. Bir plan yapılmalıydı. Tabi ki bu da bir döngüydü ve döngü sona erecekti.Bir plan oluşturdular, değişken ama her zaman Gaia Sofya’nın korunacağı bir plan…

Rahibelerin bu planda bir gönüllüye ihtiyaçları vardı. Ve gönüllü Astara oldu. Diğer rahibelere göre gençti Astara, ama güçlü ve istekliydi. Yeteneği kolay adapte olabilmesiydi. Değişimi hızlıca kabullenip kendini geliştirebilmesiydi. O kendisini iyileştirebiliyordu da. Ve böylece karar verildi. Diğer rahibeler gezegenden ayrılırken, o kalacaktı. Kısıtlı bir bedende yaşamı kabul edecek, ve zaman geldiğinde kim olduğunu hatırlamaya başlayıp kimliğini geri kazanacaktı.

Karanlık varlıklar diğerlerine implantlar takarken, Astara’ya da bir implant konuldu. Onunki pozitifti ama. Bu implant Elohim implantı idi. Amacı zamanı geldiğinde Astara’nın kimliğini bulmasına yardım etmekti. Karanlık varlıklar gezegen yüzeyinde herkesi geçmişlerini unutması için implantlarken, Elohim implantı Astara’a eski enkarnasyonlarını gösterecek ve onu yavaş yavaş kim olduğuna uyandıracaktı. Astara rüyalarında ve vizyonlarında eski enkarnasyonlarını görecek, onlarla birleşip onlardan şifa alacaktı.

Atlantis’e karanlık niyetli varlıklar gelmişti. Bazı liderler karanlığın kendileri üzerinde deney yapmasına izin verdiler. Ne kadar cahildiler! Bunu nasıl yaptılar? Karanlık olanlar yeni bedenler yapıp diğerlerini bu bedenlere girmeye ikna ettiler. Başta bu keyifli bir oyundu. Başta bu bedenlerde implant yoktu ve yeni yeni şeyleri tecrübe etmek için bir sürü ihtimal vardı. Yaşam zaten bir tecrübe bir deney için değil miydi?

Sadece yaşama değer verirsen! Karanlık olanlar yasama değer vermediler. Bu beden değiştirme oyunu başladıktan sonra, yavaş yavaş implantleri getirdiler. Zamanla bu konuda uzmanlaştılar. Bir sürü varlığı kandırdılar.Daha Atlantisliler ne olduğunu anlayamadan hemen hepsi implantlanmıştı.Tüm Atlantis artık onların kölesiydi. Her türlü şekilde onlara hizmet ediyordu. Karanlık için bu, oynamaya doyamadıkları bir oyundu. Ne kadar oynasalar o kadar daha oynamak istiyorlardı.

Bir sürü varlık yaratıp bunları Dünya'ya açık arazilere bırakıyorlardı. Yarı insan yarı hayvan yaratıklar görmek artık şaşırtıcı bile değildi. Hatta insanlar bile vardı…

Karanlık olanlar içkilerini severdi. Çiçeklerden iksirler içerlerdi. Sıkıldıklarında beden değiştirirlerdi. Kimin kim olduğu artık belli bile değildi. Dünya Anne artık bir aldatmaca gezegeni idi.

Yüksek rahibelerin kahinleri işaretleri çok önceden görmüştü ama. Gezegenden ayrılmaya karar verdiler. Onlardan sadece Astara kalmaya gönüllü oldu. O kalıp kutsal dişi enerjiyi buraya demirleyecek ve zamanı geldiğinde diğerlerinin dönmesine araç olacaktı. Zamanı geldiğinde-döngü sona ererken.

Atlantis’in battığı gün, Sevgi Tapınağına gitti Astara. Ona son kez bakmak için. Sevgi kubbesinin altında havuzun yanına oturdu. Akan suyun sesi ile sakinleştirdi kendisini Astara. Ne yapacağını bilemiyordu.

Yaşayan varlıkların çoğu gitmişti. Gelmekte olan felaketi biliyorlardı.Çoğu yeraltına gitmişti. Orada yeni medeniyetler kuracaklardı. Ve Astara orada tek başına oturdu. Tüm varlığı boyunca ilk kez bir sonraki adımını kestiremiyordu. Düşünmek için en çok bildiği yere gitti. Evine gidip bekledi-son darbenin gelişini bekledi. Olacak olanın olmamasını diledi. Döngü bitene kadar çok uzun bekleyeceğini biliyordu. Acı çekileceğini biliyordu. Bunun sadece kendi acısı değil, herkesin acısı olacağını da biliyordu. İşte tam da orada kararını verdi Astara.Yüzeyde kalacak ve medeniyetlerin kurulmasına yardım edecekti.Atlantis’te yaptığı gibi bu medeniyetlere liderlik yapacaktı. Onlara sevgi ve harmoni içinde nasıl yaşanacağını gösterecekti. Zaten o bir “Yol Gösterici” değil miydi ki? Ve işte tam da bunu yapacaktı.

Astara’nın kanatları vardı. Atlantis battı, Atlantis’i terkeden son varlık Astara oldu.

Astara Doğuya gitmeye karar verdi. Bugünün Musul, Ninova’sını seçti gitmek için. Orada insanlar buldu. Onları bir araya getirdi. Topraktan tapınaklar inşa etti. İnsanları iyileştirdi, onlara hayatta kalmayı öğretti.

Bildiklerinin çoğunu sakladı ama Astara. Binalar inşa etti, sütunlar…Heykeller yaptı. İnsanlara sanatı öğretti. Çünkü biliyordu ki unutkanlık büyüsü herkesi etkileyecekti, zamanla onu bile. Bu yüzden sanatı, unuttuğunda ona kim olduğunu hatırlatması için kullandı Astara.

Onun için çok uzun bir bekleyişti.İnsanlar onu değişik değişik isimlerle tanıdılar. Kimine İsis, İştar idi. Kimine Sekhmet, Hathor, Ma’at ve Bastet. Bir çoğu onu Eos olarak bildi, belki de aldığı son isim olan: Şafağı Getiren Tanrıça Aurora olarak!

Oluşturduğu mediyetler pekçok kez ateş topları ile yok edildi. Her birinden sonra kalanları toplayıp başka bir yere gitti Astara ve yeniden başladı. Bir yaşamdan diğer yaşama karanlık bir parçasını öldürdü Astara’nın. Onu pekçok kez öldürdüler. Her öldüğünde geri geldi! Savaşları sevmese de, öğrendi Astara. Ve bir gün o kadar yorgun düşmüş ve o kadar implantlanmıştı ki, kim olduğunu unuttu Astara.

Oh Sevgili Astara! Geri dönüyorsun! Sen artık geri dönüyorsun! Kim olduğunu bulmak için ipuçlarını takip ediyorsun!

Oh Astara! Işığını görüyorum! Dokunduğun kalplerde uyanıyorsun! Kimliğini geri almak için uyanıyorsun!

Bu döngü sonunda sona eriyor, ve sen Astara, tekrar BİR oluyorsun. Aurora olarak bir oluyorsun! Bir Anka Kuşu gibi küllerinden doğuyorsun!


Hadi Sadece Işık Olsun! Ve Sadece Işık!

30 October, 2017

Return of Astara


Astara found land after Atlantis went down. She rested by a lake. This was a place somewhere between North and South America. An island had been formed after the tectonic changes. It was just sand though. Barren land…

Astara was part of the Temple of Love in Atlantis. There were other members of this temple. They were all high priestesses. They were the ones responsible for Gaia Sophia. They kept the energies stable in loving state on this planet of free will. They were the ones anchoring love. They were the ones protecting the Holy Grail.

They were also leaders of Atlantis. The leaders were chosen based on their spiritual development. But then, they - the priestesses - started seeing the signs. There was darkness growing. They had to prepare. The experiment was bringing the most unexpected outcomes. So they had to come up with a plan. Of course this was, too, a cycle. The cycle was supposed to end. They formed a plan, a plan that could be changed but would always bring the experiment to the end with the outcome Gaia Sophia would be saved.

So the priestesses needed a volunteer. And the volunteer was Astara. She was young compared to other priestesses, but she was powerful and willing. Her gift was her adaptability. She could accept the change quickly and grow from it. She could heal herself, too. So, while all priestesses would be leaving the planet, she would stay. She would accept life in a limited body, but when the time came, she would start remembering and reclaiming herself.

As the dark ones were implanting others, Astara had an implant, too. Her implant was a positive one though. It was an Elohim implant. It would help her reclaim herself in the forms of her past incarnations. As the dark ones would implant all on the surface and make them forget their past with implants, Elohim implant would help Astara slowly wake up. Meet her past incarnations in dreams and visions, and merge with them, get healing from them.

Into Atlantis, beings with dark intentions came at that time. Some of the existing leaders gave way for the dark to experiment on them. They were so naïve. They should have known better. Dark ones created the new bodies and convinced others to get in them. In the beginning, it was a pleasant game. The new bodies were free of implants and there were many possibilities for new experiences. Wasn’t life an experiment after all?

Only if when you value life! The dark ones didn’t value life. After they started this new body exchange business, they slowly introduced the implants. Over time, they became experts. They were able to fool many. Before they could realize what was happening, almost all of Atlantis was implanted. All Atlanteans became slaves to them. They served them in every way possible. For the darkness, this was a game that they couldn’t get enough of. The more they played it, the more they wanted to play.

They would create these creatures and even let them into new lands. It wasn’t a surprise on the surface when you saw half men half animal. Even humans...

Dark ones liked their drinks - the elixirs they made out of flowers. When they got bored, they changed their bodies. You wouldn’t know who was who. Mother Gaia had become a planet of deceptions...

The seers of the high priestesses saw the signs well in advance. They decided to leave. Astara of all, volunteered to stay. She would stay, and she would become the anchor for the others to come back again. When the time was right - when the experiment was ending.

The day Atlantis went down, she went to the Temple of Love. To look at it one last time. She sat under the Dome of Love by the fountain. Not knowing what she would do next, she calmed herself listening to the water flow.

Most living beings had already left. They knew this was coming. Most had gone underground. They were starting new civilizations there. So, Astara sat there all alone. For the first time in her existence, she didn’t know what to do next. So she went to the place she was most familiar with. She went to her home and waited - waited for the last straw. She hoped it wouldn’t happen. She knew it would be a long wait. There would be suffering. It would not be just her suffering, it would be suffering for all. Right there lovely Astara made her mind. She would stay on the surface and help build civilizations. She would lead them as she once did in Atlantis. She would show them to live in love and harmony. Wasn’t she a Wayshower? And this would be what she would do.

Astara had wings. When Atlantis sank, she was the last one to leave.

So Astara decided to go to east. She chose today’s Mosul, Nineveh. She found humans there. She gathered them. She built temples there from soil. She healed humans, taught them how to survive. She taught them art. She showed them how to make things from mud, agriculture, and created circles of women and showed them the power of mass intention.

She had to keep most knowledge to herself, though. But she created buildings & columns... she created art. She taught art to people. Because she knew the spell of forgetfulness would consume all, even her eventually. So she decided to use art as a tool, something to make her remember.

It was a long wait for her. The people remembered her with different names. She was Isis, Ishtar to some. She was Mother Sekhmet, Hathor, Ma’at and Bastet. Many knew her as Eos, and perhaps as the last name she got: Bringer of the Dawn - Goddess Aurora!

Many times the civilizations she created were taken by big fireballs. After each, she would gather what was left and she would go somewhere else and start over. So lifetime after lifetime, the dark took a piece of her. They killed her many times. Each time she was killed, she came back again! She didn’t like wars, but she had to learn it. Until, one day she was so implanted and tired that, she couldn’t remember who she was!

Oh Dear Astara! You are coming back now! You are coming back! You are following the clues to reclaim who you are!

Oh Dear Astara, I can see your Light! You are waking up in hearts of many you touched! You are waking up to reclaim your identity!

This cycle is finally coming to an end, and you Astara, are becoming one again. As Aurora! As one! Like a phoenix, you are arising from your ashes!


Let there be Light! And only Light!

23 August, 2017

Cobra’dan Birlik Meditasyonu Raporu


Meditasyonumuz, gezegenimizin kurtuluş sürecinde dönüm noktasıydı:

https://www.youtube.com/watch?v=y97rBdSYbkg

Birkaç milyon insana meditasyon hakkında bilgi verildi ve çeyrek milyondan fazla kişi katıldı. Bu yüzden şimdiye kadarki en güçlü meditasyonumuzdu.


Elde ettiğimiz birlik ve rezonans dikkat çekiciydi ve Merkez Irk için, Hadise gerçekleştiğinde insan nüfusunun uyanmış bölümünün Işığı birlik içinde tutabileceğinin ve bu gezegenin artık yükseliş sürecine sokma zamanının geldiğinin bir işareti idi. Bu, bundan böyle, tüm karanlık arınana ve gezegen özgürleşene kadar Galaktik Merkezden gelen enerjilerin katlanarak yoğunlaşacağı anlamına geliyor.

19 August, 2017

COBRA'DAN TUTULMA BİRLİK MEDİTASYONU ÖNEMLİ GÜNCELLEMESİ

Birlik Meditasyonumuz için zaman yaklaşıyor, gittikçe artan sayıda insan bize katılmaya karar veriyor ve enerjiler çok yükseliyor, ivme kazanıyoruz.

Daha önce uyanmış kesimde bu birlik seviyesine hiç ulaşılmamıştı. Birçok grup ve kişi farklılıklarını bir kenara koydu ve Birlik Meditasyonunu her biri kendi tarzında destekliyor:

Cobra:

http://2012portal.blogspot.com/2017/08/make-this-viral-unity-meditation-at.html

Corey Goode:


http://spherebeingalliance.com/blog/update-summary-august-9-2017.html



David Wilcock:

http://divinecosmos.com/start-here/davids-blog/1217-dark-alliance?showall=&start=2

http://divinecosmos.com/start-here/davids-blog/1218-mega-attack

Benjamin Fulford:

https://benjaminfulford.net/2017/08/15/us-threats-to-north-korea-linked-to-bankruptcy-negotiations-and-global-reboot/


Veronica Keen:

http://www.galacticchannelings.com/en…/montague06-08-17.html

Justin Deschamps:

http://www.stillnessinthestorm.com/2017/08/make-this-viral-unity-meditation-at-the-eclipse-2017-8-21.html

Kauilapele:


https://kauilapele.wordpress.com/2017/08/02/cobra-update-8-2-17-make-this-viral-unity-meditation-at-the-eclipse-2017-8-21/


The Mind Unleashed:


http://themindunleashed.com/2017/08/leo-solar-eclipse-revolution-healing-and-collapse-new-world-order.html



http://themindunleashed.com/2017/07/scientific-proof-next-global-meditation-can-change-world.html


Steve Beckow:

http://goldenageofgaia.com/2017/08/17/planned-celebrations-of-the-solar-eclipse-and-the-30th-anniversary-of-the-harmonic-convergence/

Ve birçokları:

https://truthearth.org/2017/08/15/breaking-news-the-meditation-of-all-meditations-approaching-video/

http://teamupforpeace.com/

http://www.globalpeacemeditation.com/


Özellikle bu video Birlik Meditasyonu için çok şey anlatıyor:


Elde ettiğimiz birlik, Merkezi Irk'ın ilgisini çeken güçlü ve tutarlı bir sinyal yarattı. Bu sinyali, yüzey insanlığının bir sonraki evrim seviyesine geçmeye hazır olduğunun bir göstergesi olarak düşünüyorlar. Meditasyondan sonra çok güzel bazı haberler yayınlayacağım.

Önümüzdeki iki gün, kaç kişinin bize katılacağına ve gezegensel durum üzerindeki etkisinin veya meditasyonun ne kadar etkili olacağına karar verecek. Bu nedenle, hepinizin bu meditasyon hakkındaki haberleri geniş olarak paylaşmasını isterim. Youtube videoları bunu yaygın hale getirmenin en kolay yoludur ve ana video 35 dile tercüme edilmiştir:

http://2012portal.blogspot.com/2017/08/unity-meditation-videos.html

Her gün bu blogu ziyaret eden binlerce kişi var ve çoğu yüzlerce arkadaş ortalamasına sahip. Bu nedenle meditasyonumuz için facebook etkinliğine yüz milyonlarca olmasa bile yüz binlerce kişi davet edilebilir:

https://www.facebook.com/events/858739587612473/

Sesli yönlendirmeli 7 dilde videomuz yapıldı:

English:

https://www.youtube.com/watch?v=k1T9d4-oAE8

Romanian:


https://www.youtube.com/watch?v=HBPSGHXGPLw


Turkish:

https://www.youtube.com/watch?v=PQJMqJnweNo

Hungarian:

https://www.youtube.com/watch?v=wRE7afxbbnI

Greek:

https://www.youtube.com/watch?v=5Xg-I9tseRo

Slovenian:

https://www.youtube.com/watch?v=OOwVXPVihwM

Serbian:

https://www.youtube.com/watch?v=LCc0C-jPugA

Videonun MP3 versiyonu da aşağıdadır:


https://soundcloud.com/steven-smaly/unity-meditation-at-the-eclipse-2017-8-21-guided-version


Basitleştirilmiş talimatları içeren interaktif Birlik Meditasyonu uygulaması (app) şu linkte:


http://audiopixel.com/eclipse-galaxy


Ana meditasyon makalesi burada (İngilizce):


http://2012portal.blogspot.com/2017/08/make-this-viral-unity-meditation-at.html


Haydi artık bunu yapalım!

Işığın Zaferine!

Cobra 19/8/2017

Link: http://2012portal.blogspot.com.tr/2017/08/unity-meditation-update.html?m=1

Çeviren: Kıvılcım Türkay

11 August, 2017

Güneş Tutulmasında 21 Ağustos 2017 21:11'de Küresel Birlik Meditasyonu/Duası



21 AĞUSTOS 2017 tarihinde gerçekleşecek Güneş Tutulmasında; insanlığa barış, şifa, harmoni, anlayış, bolluk ve birlik getirmek için tüm Dünya ile aynı anda, 21:11 TSİ’da; din, dil, ırk demeden herkesi meditasyona/duamıza davet ediyoruz.

Hepimiz yaşamlarımızın gittikçe zorlaştığını görüyoruz. Terörizm, savaşlar, açlık, hastalıklar ve maddi sıkıntılarla yorulduk. İşte insanlık olarak hep beraber güzel bir gelecek için dua etme fırsatımız! Güneş tutulması esnasında Galaktik Merkezden gelen enerjiler maksimum olacak ve bizler bu enerjilerle insanlık ve Dünyamız için istediğimiz geleceği yaratabiliriz.

Hadi tüm Dünya ile aynı anda! Dünya insanlarının kutlamalar yaptığı ve sevinç içinde herkesin dilediği gibi yaşadığı mutlu bir gelecek yaratmak için! 21 Ağustos 2017’de 21:11’de!


Meditasyon Görsellemeleri:

1. Rahat bilinç durumuna geçmek için kendi tekniğinizi kullanın.

2. Bu meditasyonu, Dünya gezegeni ve sakinleri için harmoni ve birlik getirme sürecini hızlandırmak için bir araç olarak kullanma niyetinizi söyleyin.

3. Galaktik Merkez Güneşinden bir ışık sütunu çıktığını, bunun Güneş Sistemimizdeki tüm Işık Varlıklarından, tutulan Güneş’ten ve Ay’dan ve sonra da bedeninizden geçerek Dünya merkezine gittiğini görselleyin. Başka bir Işık Sütununun Dünya merkezinden çıkarak bedeninizden geçtiğini ve gökyüzüne yükselip galaksimizdeki ve Güneş Sistemimizdeki tüm Işık varlıklarına doğru yükseldiğini canlandırın. Şimdi aynı anda aşağıya ve yukarıya akan iki Işık sütunu üzerinde oturuyorsunuz. Bu Işık sütunlarını birkaç dakika aktif tutun.


4. Şimdi yumuşak pembe şifa veren dişil bir enerji görselleyin. Bu dişil enerjinin gezegendeki herkesin geçmiş travmalarını iyileştirdiğini;barış, harmoni, anlayış, bolluk ve birlik getirdiğini canlandırın. Bu yumuşak pembe ışığın tüm Dünya insanlarının zihinlerini ve kalplerini iyileştirdiğini görselleyin. Tüm Işık İşçilerinin, Işık Savaşçılarının ve gerçekleri arayanların Yeni Dünyanın kurulmasında birlik içinde çalıştığını görselleyin. Dünya insanlarının kutlamalar yaptığını ve sevinç içinde herkesin dilediği gibi yaşamayı özgürce seçtiği yeni realitenin yaratılmasına katkıda bulunduklarını hayal edin.


İki adet yönlendirmeli meditasyonumuz:







08 August, 2017

ÖNEMLİ ÇAĞRI! PAYLAŞALIM! 21 AĞUSTOS 2017 TUTULMASINDA BİRLİK MEDİTASYONU




Harekete geçmenin tekrar zamanı geldi! Dünyamızın kaderini kendi ellerimize almanın zamanı geldi! Hepimiz gezegenin özgürlüğü sürecinin çok uzun sürdüğü konusunda hemfikiriz. İşte bu süreci beraberce hızlandırma şansımız. Bu nedenle 21 Ağustostaki Güneş Tutulması yoluyla bir portal oluşturup bilinçlerimizi birleştirecek ve gezegen çevresindeki enerji alanını aydınlatacağız.

Bunu yayın! Bunu tüm Dünyada paylaşın!Lütfen bunu web sayfalarınızda ve bloglarınızda paylaşın.Spiritüel grupları bize katılmaya davet edin. Eğer alternatif bir medya organınız varsa oraya da gönderebilirsiniz. Dünyada bulunduğunuz bölgede yerel toplumunuzda buna katılacaklar için kendi facebook grubunuzu kurabilirsiniz. Bu meditasyon için ana bir facebook grubuna da ihtiyacımız var. Bu konuda bir video hazırlayıp YouTube'de de yayınlayabilirsiniz.

Bilimsel araştırmalar gösteriyor ki kitlesel meditasyonların insan toplumuna pozitif etkileri vardır. Bu yüzden bu meditasyona katılan her biriniz aslında Hadisenin ve tam ifşaatın daha erken olmasına yardımda bulunabilir:

http://thespiritscience.net/2015/06/18/studies-show-group-meditation-lowers-crime-suicide-deaths-in-surrounding-areas/

http://www.worldpeacegroup.org/washington_crime_study.html

Bu meditasyon, Işık Güçlerinin Dünya yüzeyindeki Işık enerjisini topraklayarak, yükselişi ve tam ifşaatı hızlandırmak için gerekli gezegen Işık gridini güçlendirmesine yardım ediyor. Bu meditasyonu yapan insan sayısı, süreci hızlandırmada tek başına en etkili faktördür.

Bu meditasyonu yaparken kritik kişi sayısı olan 144,000’e ulaşabiliriz! Bu, dünya çapında, enerji alanında şifa için büyük bir zincir reaksiyon yaratacak. Odak noktamız büyük şifaya ihtiyaç duyulan Amerika Birleşik Devletleri olacak.

Meditasyonumuz için astrolojik çizelge; Galaktik Merkez/Satürn/ Yaydaki Lilith, Koçtaki Eris/Uranus ve Mars/Ay Düğümü/ Güneş/Aslandaki Ayda güçlü bir üçgen göstermekte. Bu büyük üçgenin çekirdeği tam olarak 28 derece yayda Galaktik Merkez, 28 derece koçta Uranus, ve 28 derece Güneş/Ay tutulmasında aslan olan büyük üçgendir. Bu tutulmada, kurtuluşun elektrik ateşi Galaktik Merkez (Pleroma)’dan Güneş Sistemimize akacak ve hepsi ateş burçlarında olan Uranus ve Güneş/Ay Tutulması yoluyla kanallanacaktır. Bu nedenle, tutulma esnasındaki meditasyonumuzun, Galaktik Merkez ile mümkün olan en direk bağlantıda olacağımızdan, gezegen yüzeyinde çok büyük bir etki yaratma potansiyeli var.


Bu tutulma, 1918’den beri bütünlük rotasının ABD kıtasını geçeceği ilk tutulmadır. Bu meditasyon birliği yaratma kararını vermemiz için büyük bir fırsattır. Uyanmış kişilerin birliği gezegen özgürlüğü için en güçlü katalizördür. Bu nedenle ben, Corey Goode ve birçoğu; bu meditasyonu yaparken kritik sayı olan en az 144,000 kişiyi bir araya getirmek için güçlerimizi birleştirdik.

Bu faaliyet için ortak bir Cobra/Corey röportajı kaydedildi ve birkaç gün içinde yayınlanacak.


Bütünlük çizgisi 10:18 Pasifik Zamanında Oregon eyaletindeki Salem yakınından girecek ve Güney Carolina Charleston yakınlarından 2:47 Doğu Zamanında çıkacak. ABD’nin batı yakasında bulunanlar için tutulma safhası meditasyon başlamadan bitmiş olacak. Meditasyon, tutulmanın maksimum olduğu anın hemen öncesinde başlayacak ve Orta ABD’de yaşayanlar bütünlük sırasında meditasyon yapıyor olacaklar. Doğu yakasında yaşayanlar meditasyondan sonra tam tutulmayı seyredebilecekler.

Bulut haritası ABD’nin batı kısmında yaşayanların yüksek ihtimalle tutulmayı gerçekten görebileceklerini gösteriyor.


Bu meditasyonu Güneş Tutulmasının maksimum olduğu anda, 21 Ağustos Pazartesi 11:11 Los Angeles Pasifik Zamanında yapacağız. Bu 20:11 Kahire, 20:11 Paris, 19:11 Londra, 14:11 New York, 13:11 Şikago, 12:11 Denver, 2:11 (22 Ağustos) Taipei, 21:11 Türkiye Zamanı demek.

Meditasyonun sizin zamanınızda kaçta olduğunu buradan kontrol edebilirsiniz:

https://www.timeanddate.com/worldclock/fixedtime.html?msg=UNITY+MEDITATION&iso=20170821T111111&p1=137

Meditasyon Görsellemeleri:

1. Rahat bilinç durumuna geçmek için kendi tekniğinizi kullanın.

2. Bu meditasyonu, Dünya gezegeni ve sakinleri için harmoni ve birlik getirme sürecini hızlandırmak için bir araç olarak kullanma niyetinizi söyleyin.

3. Galaktik Merkez Güneşinden bir ışık sütunu çıktığını, bunun Güneş Sistemimizdeki tüm Işık Varlıklarından, tutulan Güneş’ten ve Ay’dan ve sonra da bedeninizden geçerek Dünya merkezine gittiğini görselleyin. Başka bir Işık Sütununun Dünya merkezinden çıkarak bedeninizden geçtiğini ve gökyüzüne yükselip galaksimizdeki ve Güneş Sistemimizdeki tüm Işık varlıklarına doğru yükseldiğini canlandırın. Şimdi aynı anda aşağıya ve yukarıya akan iki Işık sütunu üzerinde oturuyorsunuz. Bu Işık sütunlarını birkaç dakika aktif tutun.


4. Şimdi yumuşak pembe şifa veren dişil bir enerji görselleyin. Bu dişil enerjinin gezegendeki herkesin geçmiş travmalarını iyileştirdiğini;barış, harmoni, anlayış, bolluk ve birlik getirdiğini canlandırın. Bu yumuşak pembe ışığın tüm Dünya insanlarının zihinlerini ve kalplerini iyileştirdiğini görselleyin. Tüm Işık İşçilerinin, Işık Savaşçılarının ve gerçekleri arayanların Yeni Dünyanın kurulmasında birlik içinde çalıştığını görselleyin. Dünya insanlarının kutlamalar yaptığını ve sevinç içinde herkesin dilediği gibi yaşamayı özgürce seçtiği yeni realitenin yaratılmasına katkıda bulunduklarını hayal edin.


Meditasyon için önerilen zaman 15 dakikadır.

Tanrıça birlik istiyor ve birlik sağlanacak!

Meditasyon için güncellemeler:

http://2012portal.blogspot.com


20 July, 2017

Saf Işık Almak ve BEN Varlığımız ile Bir Olma Meditasyonu




Aşağıdaki meditasyon tekniğinin çok etkili bir Benlik entegrasyonu olduğunu farkettim ve sizlerle paylaşmaya karar verdim. Aydınlanma Kitabı 1’den alıntıdır, Işık Sütunu sayfalar 48-60. Sevgiyle!!!

Ben şimdi titreşiminizi daha Yüksel Işığa çıkarma ve her zaman BEN varlığımızın Saf Beyaz Işığında korunma halinde kalacağımız bir prosedürü açıklıyorum. Şimdi derin bir nefes alın ve oturarak veya yatarak rahat bir duruma geçin ve bu meditasyonu deneyin.

Şimdi şunu söyleyin,

“Saf Beyaz Işık sütununu üzerime inmesi ve etrafımı sarması için çağırıyorum. Benliğim olan Ben varlığımı çağırıyorum. BEN olan varlığımın bana katılıp, benimle bir olmasını istiyorum.”

Önceleri enerji alanınızda bir değişiklik ya da enerji artışını hissetmekte sorun yaşayabilirsiniz. Işık sütununun sizi sarması için ısrarlı olmanız önemlidir. Bazen titreşiminiz o kadar yavaşlamış olur ki BEN varlığınız size ulaşamaz. Bunun sebebi belli bir enerji titreşiminin altına BEN varlığımızın inememesidir. Bu nedenle, titreşiminizi BEN varlığınızın gelebileceği bir frekansa yükseltmeniz gerekecek. Işık sütunu sizin etrafınızdaki enerjiyi yükseltecektir. Ve siz de sütunun içinde olmaya devam ettikçe, düşük titreşimler çözülecek ve daha fazla Işık ve enerji çekmeye başlayacaksınız.

Işık sütununu, Işık silindirini, Işık tünelini çağırın; bunu nasıl söylediğiniz farketmez; önemli olan kendinizi Işık ile sarmanız ve titreşiminizin artmasına izin vermeniz. Ben varlığınızın sizi sütunun, silindirin ya da tünelin tepesinde beklediğini görselleyin. Zihninizi bunun böyle olduğuna ikna edin. Bu noktada, başınızın tepesindeki taç çakranızdan enerjiyi yukarı doğru göndermeye başlayın.

Bu Işık sütunu içinde daha Yüksek Işık yönünde yükselin. Başınızın üstünde de çakralar var (8’den 12’ye kadar olan çakralarınız). Enerjinin 8. çakranıza yükseldiğini, enerji toplamak için durduğunu ve 9. çakranıza yükseldiğini görselleyin. Bunu 10., 11. ve 12. çakralarınız için de tekrarlayın.Bu şekilde, enerji çakrada çakraya, 12. çakraya ulaştığında, 13. realite boyutundaki Ben olan benliğimiz tahtına varır. Burada Ben varlığımızla karşılaşırız, bu da bizim tezahür etmiş tanrı özümüzdür ve Benliğimiz olan Ben tahtında oturur.

Şimdi, kendinizi Ben varlığınızla buluşmaya, onunla kaynaşmaya ve bir olmaya ilerlerken görselleyin. Bu varlığın Saf Işık olan eterik bir bedeni vardır. Işık her yana parıldar. Burada bir süre Ben Varlığınızın enerjisinde yıkanırken meditasyon yapmak için durun.

Bunu her yaptığınızda, Benliğiniz olan Ben Varlığının Işığını yayabilmeye ve taşıyabilmeye başlayana kadar, daha yüksek derecede bir Işık emebileceksiniz. Daha sonra Ben olan Varlığımız tahtında oturup Işığı emmeniz için davet edilebilirsiniz. Bu varlık ile kendinizi tamamen kaynaştırdığınızda, ondan bedeninize sizinle gelmesini isteyebilirsiniz. Bunu üç kez yapınız.

1. Tekrarda: Ben varlığınızla buluşun, kaynaşın ve birleşin. Bu varlığı beraberinizde getirin ve bedeninizi başınızın tepesinden ayaklarınızın altına, Dünya Anaya kadar Ben Varlığınızla doldurun.

2. Tekrarda: Beyaz Işık Sütununda tekrar Benliğiniz olan Ben Varlığınıza yükselin; Birlikle birleşin, kaynaşın, ona karışın. Enerji titreşimini aşağıya çekin ve bunu varlığınızın ve bedeninizin tüm çakralarına, ayaklarınızın altına oradan Dünya Anaya getirin,

3. Tekrarda: Tekrar yukarıya aynı şekilde dönüp, Ben Varlığınızla kaynaştıktan sonra sorularınızı sorun. Sorularınız bittikten sonra, cevapları bekleyin. Kalan cevaplar ihtiyaç olunan zamanlarda gelecektir. Bedeninizi doldurmak için, birleşmiş ve kaynaşmış olduğunuz Benliğiniz olan Ben Varlığınızı bedeninize getirin.

Bu Alıştırmanın Pratik Kullanışı: Bir toplantının ortasında, bir grup toplantısında, bir müşteri, bir hasta, bir aile üyesi ya da bir çocuk ile birlikte iseniz ve sözlerinizin dinlenmediğini hissediyorsanız, ya da konsantrasyonunuzu kaybediyorsanız, kendinizi toparlamak için biraz izin isteyin. Eğer yalnız kalabileceğiniz tek yer tuvalet ise, tuvalete gidin. Yukarıdaki Bir olma alıştırmasını yaparak toparlanın. Başlarda alıştırmayı yapmak birkaç dakikanızı alacaktır. Bu alıştırmaları yaptıkça ve alıştıkça, değişimi daha hızlı hissedeceksiniz. Etkinin hemen olduğu noktaya da gelebilirsiniz.

Birliğe dönmek ve kendinizi ikilemler dünyasından kurtarmak için, Benliğinizin Ben varlığının şekli olan tanrı formu ile kaynaşmanız ve birleşmeniz gereklidir. Şekli olan parlak tanrı varlığı size insan gibi görünebilir. Hem kadın ve hem erkek özellikleri olan bir varlık, ya da yalnızca kadın ya da yalnızca erkek olarak da görünebilir. Bu sizin kişisel ve size özgü tecrübeniz. Bu varlığı gerçekten görmezseniz, ışık parlaması ya da bedeninizde sakinlik ve huzur olarak da hissedebilirsiniz. Sevgi dolu bir eve geri dönmüşsünüz gibi ılık, hafif bir duygu da olabilir.

Benliğiniz olan Ben Varlığınız sizin kutsal hakkınızdır. Benliğiniz olan Ben varlığınız sizin birliğinizin özüdür. Bu birliği bilmek ve hatırlamak için Benliğinize geri döneceksiniz. Tanrı Birliğine ve aydınlanmanın en üst düzeyde başarılmasına giden yol bu varlık yoluyladır.

Ben Varlığım Parlaklığında,

Kardeşiniz Mikail. Öyle de olsun.

Daha fazlası:http://www.nasrinsafai.com/angels/archangel-michael/

http://archangelsanddevas.wordpress.com/2013/10/02/raising-your-vibration-through-the-pillar-of-pure-white-light-merging-with-the-i-am-presence-at-the-throne-of-the-i-am-that-i-am/

11 July, 2017

My Letter to the Resistance Movement

When I was little, after I learned how to read, I remember taking newspapers from my parents and reading the captions under pictures. Often the newspapers I read would have stories like “10 year old girl was married to a 60 year old man”. These would happen in other parts of the world usually, but I knew girls aged 12 or 13 would have the same destiny in my country. I remember feeling so sad. I remember not being able to stop thinking about these little girls. It used to break my heart that I wasn’t able to do anything for these girls and that these girls wouldn’t get a chance for a happy life.

There were other sad stories, too. War news, the cancer epidemic after the Chernobyl Disaster, news about women raped and about women who were raped and who were killed for they were raped, and news about tortured animals…I stopped reading newspapers. In that little body, I decided that reading these would continue making me sad and I wouldn’t be able to continue my life that way.

There would be news about Iraq-Iran War, Gulf War, Bosnian War, the wars that start before another ended. There would be news about terrorism on TV. They used to show us bodies of dead babies. I remember not being able to watch. I used to try so hard to understand why these were happening, but I never could. They used to say “Peace Negotiations Have Started” between countries but none of these negotiations would bring peace. There was this organization called “United Nations” but they wouldn’t do anything, we wouldn’t have peace on Earth. I used to think about these as a little child and I used to get tired of thinking.

Then the countries –under the name of “United Nations”- used to have operations which they would call “Peace Operations”. Civilians and kids would die in these operations. We used to see again and again that these operations would bring more fear, sorrow, and pain. Then we saw how terrorism started replacing the concept of “war” where “then” we didn’t have the conflicts in one specific part of the world, it was everywhere. While we were trying to be ignorant, these things found us in our own streets.

These were the things I had been questioning. Why things were not getting any better. Why these things were happening. I have been asking many other questions…For example, why while some countries are rich others have to be poor? Why one’s richness is indexed to another’s poverty? Why women have to be suppressed and harmed? While the religions promoted peace and to be a good person, why there had been wars -especially religious wars-? Why women have been seen as second class in religions? Why priests had molested little boys. Why Hutus butchered Tutsis in Rwanda in 1994 and United Nations watched? Why Bosnians suffered so much in the middle of Europe?

Then one day, I found the answer to my questions. The problem was not lack of management skills of the politicians. It was actually a group that had the control of the leaders. This group was using them - blocking all projects that were started with good intentions and it was this same group who were creating these unfortunate situations.

This made perfect sense to me - why else would there be perpetual war and strife on Earth - there HAD to be a group who was actively working to keep humanity in a state where happiness could never be achieved or maintained.

Then, how were they playing these games? For example, the Rockefeller clan was selling supplies to both sides of the World War II. USA was training the terrorists against Russia, was giving them guns. Then these trained men were attacking others. An organization called Monsanto was replacing the healthy seeds of Earth with the genetically modified ones. If the countries didn’t buy Monsanto seeds, embargo-like rules were pushed against these countries. Thousands of inventions that would make life easier for humanity were blocked for patent reasons. The labs of the scientists in the US that work on finding free and clean energy devices were being closed by the government - for they worked against the imperialism goals of those which controlled those governments.

The banking system that was a debt-based fiat system intended to make the poor even poorer. With glucose syrup, genetically modified foods, chemicals that were added in airplane fuel, humanity was getting sick. In Africa, 20,000 people are dying every day from hunger due to both drought and constant warfare. As a result, humanity, without even realizing it, was being carried into a slavery system where conditions were getting harder and harder. The ones that were saying “Wake up. You are being deceived!” were being silenced. It was as if this controlling group was feeding from humanity - gaining energy and power from our collective sadness, fear, hatred, and pain.

Later, I learned this group had a name - several of them, actually. Some were calling them Illuminati, some Cabal, and some Chimera. But once I saw that this group had a name, it was easy to see that they had an agenda. They had written their agenda on stones in Georgia. They would decrease human population to 500 million and would create the New World Order.

So, these are the things we deal with every Earth day. I tried to find a way to fight against this group. Remember, we are slaves, we have 8-5 jobs that we have to go - and some people work far more hours than that. We have families and other people who depend on us. We don’t have the time, the resources, or even the accurate knowledge necessary to fight for our freedom. Plus, they have been in our minds, keeping us from seeing the facts. We have been programmed with all the control systems around us: the TV, religions, education system, social settings...They constantly keep us from connecting to our true selves by keeping us busy.

The truth is that if we start loving each other, telling our love, showing empathy for each other, if we talk kindly to each other, if we stop watching TV and walk in nature instead, if we hug the trees and if we forgive everyone that hurt us and release all negative feelings, we will win this game. The truth is, all these things don’t even require any money or any guns to fight against this slavery. They know this and use this against us with their technologies. So, you see, we the humanity, we don’t even have control over our thoughts and emotions.

At this stage in 2017, I have decided that the best thing to do as an individual is to start having "alone time". I feel that when we are alone - if we all start imagining beautiful things for humanity and for all beings on this planet - we can win our freedom. So I ask humanity in my blog that when they are on their way to work in the morning, that they close their eyes and start replacing the concrete buildings with trees using their thoughts. I ask them to imagine tunnels out of roses instead of asphalt roads. I tell them to imagine beautiful things: food for all hungry, homes for the homeless, water for the dry lands, lush greenery for treeless places. I suggest that we cover every corner with colorful flowers. I ask them to declare that they want peace for Earth. I tell them to repeat this every time they are alone. I tell them that when enough of us do this, this suffering will end, because this is how the universe works.

So, I would like to ask your help spreading my message. I want you to connect with us humans and give them my message. I ask you to inspire humanity to love. I want you to remind them that they must imagine beautiful things. I want you to remind us that we can’t go anywhere if we don’t forgive. I ask you to use your technologies and send us these messages in dreams and as thoughts. If the dark ones manipulate our emotions and our thoughts, why can’t you? I give my permission. This is our last chance to save ourselves. This is how we can break this veil from the inside.

I know that you are disappointed that not many of us are able to wake up to these facts, but you have to understand, it is not easy to live here. I want you to start inspiring us. Once you do this, I know by heart that humanity will start waking up, we will start listening to our hearts more and connecting with a speed that will amaze you. Please let us amaze you!

This is my message to you.

From my Heart to Yours with Love!

01 July, 2017

Yükselişe Doğru 3. Bölüm- 1 Temmuz 2017- İfşaat Serisi

Prepare for Change Türkiye ağının adminleri olarak ifşaatı konuştuğumuz Yükselişe Doğru programının yeni bölümü. Sorularınızı yukselisedogru@gmail.com adresine gönderebilirsiniz.

Işık Olsun!



27 June, 2017

Hayat Denen Oyunun Kuralı

Daha küçücük bir çocuktum. Okumayı öğrenip de akşamları anne babamdan sonra gazetenin resimli haberlerini okumaya başladığım günleri hatırlıyorum. Sık sık benim yaşlarımla kız çocuklarının gelinlikle resimleri olurdu. “On yaşında kız çocuğu 60 yaşında adamla evlendirildi“ yazardı mesela gazetede. Çok üzülürdüm. Aklımdan çıkaramazdım. Sezen Aksu’nun söylediği böyle bir kızın hikayesini anlatan “Ünzile “ isimli şarkıyı her duyduğumda, içim ağlardı. Bu konuda birşey yapamadığım, o çocuklara mutlu yaşam şansı verilmediği için içim parçalanırdı.



Sonra başka başka haberler olurdu gazete. Savaş haberleri, kanserin ne kadar arttığı haberleri, tecavüz edilen kadın haberleri, tecavüz edildiği için öldürülen kadınların haberleri, işkence gören hayvan haberleri… Gazete okumayı bıraktım. O küçücük bedenimde, bunları okumanın beni üzmeye devam edeceğine ve bu şekilde hayatıma devam edemeyeceğime karar verdim.

Sonra savaş haberleri olurdu televizyonda, biri bitmeden diğeri başlayan savaş haberleri. Terör haberleri vardı. Ölü bebek resimleri gösterirlerdi. Bakamazdım. Anlamaya çalışırdım. Anlam veremezdim. "Barış görüşmeleri başladı" derlerdi devletler arasında, hiçbiri barış getirmezdi. Birleşmiş Milletler diye birşey vardı, hiçbirşey yapmazlardı, barış gelemezdi Dünyaya. Küçücük aklımla bunları düşünürdüm. Yorulurdum düşünürken…

14 May, 2017

Yükselişe Doğru Programı 1. Bölüm

Kısa bir süre önce Dünya'da ve kendimizde olan değişimleri tartışıp Türk insanını bilgilendirmem gerektiğini hissetmeye başladım. Bunun için bir radyo programı yapmaya başlamam gerektiğini hissettim. Bunun için sevgili arkadaşlarım Aasma Estafan ve Ayşegül ile bir takım olduk ve karşınıza Yükselişe Doğru programı ile çıkıyoruz.

İlk programımızı hiçbir prova yapmaksızın yaptık. Kullandığım software hakkında hiç tecrübem yoktu. Sesim alerjilerimle iyi çıkmıyordu ve mikrofon kullanmayı bilmiyordum. Heyecanın da etkisi oldu. Tüm aksaklıklardan dolayı özür dilerim. Ama lütfen içeriğine odaklanın. Burada anlattıklarımızı uyanışına başlamış yakınlarınızla paylaşabilirsiniz.

Bir sonraki programımız için sorularınızı yükselisedogru@gmail.com adresine gönderebilirsiniz.

Sevgiyle kalın!

23 April, 2017

Önemli Uyarı: Modern Elektromanyetik Silahlar Sinsice Üzerimizde Kullanılmakta

Aşağıda okuyacağınız mektup, bu blogtan Türkçeye çevrilmiştir.

Bu mektup yukarıda linki verilen bloğa John Finch isimli bir kişi tarafından gönderilmiştir. Finch burada bizleri elektromanyetik silahlar konusunda bilgilendiriyor ve yetkilileri haberimiz bile olmadan bize uygulanan bu saldırıları durdurmaları için uyarıyor. Aşağıda verilen bilgileri doğrular nitelikte pekçok bilgiye Wikipedia gibi sayfalarda da rastlıyoruz. Lütfen bu mektubu okuyup paylaşınız. Buradaki bilgiler yaşamakta olduğunuz çeşitli fiziksel ve nörolojik problemlere açıklık getiriyor.Aşağıda bu bilgileri destekleyici başka linkler de bulacaksınız. Bu silahlar üzerinde yapılan araştırmalar ve silahların Afganistan ve Irak'ta, hatta ABD'de hapishanelerde mahkumlara karşı kullanıldığını hepimiz biliyoruz. Hala bu silahların bizim üzerimizde kullanılamayacağını mı düşünüyosunuz? Bu durum mektupta da bahsedildiği gibi, sinsi bir soykırımdan başka birşey değil ve önümüzdeki birkaç onyılda insanlığı yoketme noktasına getirecek olan ve hatta nükleer silahlardan bile daha etkili bir ölüm makinası.

İşte bu silahlar ile alakalı Cobra'nın bloğunda listelediği çeşitli linkler:


https://en.wikipedia.org/wiki/Directed-energy_weapon

https://en.wikipedia.org/wiki/Active_Denial_System

https://en.wikipedia.org/wiki/Pulsed_energy_projectile

07 April, 2017

BUNU YAYIN! ACİL ÇAĞRI! BARIŞ MEDİTASYONU 11-NİSAN-2017





11 NİSAN 2017 SABAH 9:08'DE!!!

Harekete geçmenin tekrar zamanı geldi! Dünyamızın kaderini kendi ellerimize almanın zamanı geldi! Hepimiz gezegenimizde barışı sağlama sürecinin çok uzun sürdüğü konusunda hemfikiriz. İşte bu durumu beraberce hızlandırma fırsatımız. Bunun için, 11 Nisandaki dolunayı bir portal oluşturup gezegenimiz etrafındaki enerji alanını dengelemek için kullanacağız.

Bu meditasyonu son günlerdeki Suriye askeri geriliminin negatif etkilerini önlemek için yapıyoruz:

https://www.rt.com/news/383782-us-strikes-syria-tomahawaks/


Bunu yayın! Bunu tüm Dünyada paylaşın!Lütfen bunu web sayfalarınızda ve bloglarınızda paylaşın. Spiritüel grupları bize katılmaya davet edin. Eğer alternatif bir medya organınız varsa oraya da gönderebilirsiniz. Dünyada bulunduğunuz bölgede yerel toplumunuzda buna katılacaklar için kendi facebook grubunuzu kurabilirsiniz. Bu meditasyon için ana bir facebook grubuna da ihtiyacımız var. Bu konuda bir video hazırlayıp YouTube'de de yayınlayabilirsiniz.

Bilimsel araştırmalar gösteriyor ki kitlesel meditasyonların insan toplumuna pozitif etkileri vardır. Bu yüzden bu meditasyona katılan her biriniz aslında Hadisenin daha erken olmasına yardımda bulunabilir:

http://thespiritscience.net/2015/06/18/studies-show-group-meditation-lowers-crime-suicide-deaths-in-surrounding-areas/

http://www.worldpeacegroup.org/washington_crime_study.html

Bu meditasyon, Işık Güçlerinin Dünya yüzeyindeki Işık enerjisini topraklayarak, gezegen barışını sağlama sürecini hızlandırmak için gerekli gezegen Işık gridini güçlendirmesine yardım ediyor. Bu meditasyonu yapan insan sayısı, süreci hızlandırmada tek başına en etkili faktördür.

Bu meditasyonu yaparken 144,000 kişilik kritik sayıya ulaşabiliriz!

Meditasyonumuz için astrolojik çizelge; Güneş/Uranüs/Eris, Vesta, Jüpiter/Ay ve Plüto/Juno’nun; gezegensel gerginliğin Işık Güçlerinin müdehalesi ile sona ermesi öncesinde tepe noktasına ulaştığı anlamına gelen büyük bir kareyi gösteriyor:


Bu meditasyonu 11 Nisan Salı günü tam olarak Dolunay anında, 08:08 Merkez Avrupa Zamanı (CEST)’te yapacağız. Bu, 2:08 Taipei CST, 8:08 EET Kahire, 8:08 Palmira, 7:08 BST London, 2:08 am EDT New York, 1:08 am CDT Şikago, 0:08 MDT Denver, 10 Nisan Pazartesi 11:08 PDT Los Angles ve 9:08 TSİ Türkiye zamanı demek.

Meditasyon zamanını bu linkten kontrol edebilirsiniz:

https://www.timeanddate.com/worldclock/fixedtime.html?msg=PEACE+MEDITATION&iso=20170411T080808&p1=53

Meditasyon Görsellemeleri:

1. Rahat bilinç durumuna geçmek için kendi tekniğinizi kullanın.

2. Meditasyonunuzu Dünya’ya ve üzerinde yaşayanlara barış getirme sürecini hızlandırmak için bir araç olarak kullanma niyetinizi belirtin.

3. Galaktik Merkez Güneşinden bir ışık sütunu çıktığını, bunun Güneş Sistemimizdeki tüm Işık Varlıklarından ve sonra bedeninizden geçerek Dünya merkezine gittiğini görselleyin. Başka bir Işık Sütununun Dünya merkezinden çıkarak bedeninizden geçtiğini ve gökyüzüne yükselip galaksimizdeki ve Güneş Sistemimizdeki tüm Işık varlıklarına doğru yükseldiğini canlandırın. Şimdi aynı anda aşağıya ve yukarıya akan iki Işık sütunu üzerinde oturuyorsunuz. Bu Işık sütunlarını birkaç dakika aktif tutun.

4. Şimdi mor alevin; plazma, eterik ve astral planlarda Suriye Vorteksini ve enerji alanını temizlediğini görselleyin. Daha sonra mor alevin genişleyerek tüm Orta Doğuya yayıldığını ve onu temizlediğini canlandırın. Ve mor alevi daha da genişleterek tüm gezegenimizi çevrelediğini; plazma, eterik ve astral planlarda gezegen enerji alanını temizlediğini görselleyin.


5. Şimdi yumuşak pembe dişil kutsal bir şifa enerjisinin Suriye’deki tüm insanları iyileştirdiğini ve ülkelerine barış getirdiğini görselleyin. Bu yumuşak pembe ışığın Palmira’yı koruduğunu hayal edin.Kutsal dişil enerjinin tüm Dünyada Suriye savaşı ile alakalı kişilerin kalplerini ve zihinlerini iyileştirdiğini görselleyin. Daha sonra bu kutsal dişil enerjinin tüm Orta Doğuya yayıldığını ve oradaki tüm insanları iyileştirdiğini hayal edin. Ve bu enerjiyi daha da genişleterek tüm gezegenimizi onunla sarın ve gezegen üzerindeki tüm yaşayan varlıkları bu enerji ile iyileştirin.

Tanrıça barış istiyor ve barış sağlanacak!

Barış Meditasyonu ile ilgili güncellemeler için:

http://2012portal.blogspot.com

Kılavuzlu Meditasyon:



Kaynak: http://2012portal.blogspot.com/2017/04/make-this-viral-peace-meditation-2017-4.html