09 October, 2016

HATIRLAMA ZAMANI

Bugün bir değişiklik yapın. Bir gün için algınızı değiştirin. Aynı şeyleri yaparken; aynı duygu, düşünceleri yine tecrübe etmek yerine, Dünyayı nasıl algıladığınızı değiştirin. Bu bir günlük değişiklik sizi sonsuza kadar değiştirebilir. İçinde olduğunuz depresyondan çıkabilir, kendinizi daha bir hayat dolu ve mutlu hissedebilir, hayatınızı ve kendinizi sevebilir, hatta haksızlıklardan dolayı diğerlerini affedebilir, daha da önemlisi size kalp ağrısı veren hatalarınızdan dolayı kendinizi affedebilirsiniz. Hadi bir deneyin. Sadece deneyin.

Sizin için bir algı şekli önermek istiyorum. Lütfen bana uyun. Umutsuzluğa kapılmayın. Çünkü içinizde derinlerde doğrunun ne olduğunu zaten biliyordunuz ve şimdi bununla yüzleşme zamanı. Çünkü içinizden bir ses size bunu çok uzun zamandır zaten söylemeye çalışıyor. Duyabileceğiniz kadar yüksek değildi bu ses ve çevrenizde çok gürültü vardı; sizin de durup dinleyebilecek zamanınız yoktu. Tüm yazılanları okumanız gerekiyor. Çünkü bunlar sizi herşeyin neden böyle olduğunu anlayıp bilebileceğiniz ve problemlerinize çözüm bulabileceğiniz çok sade bir yere götürecek. Başkaları için bile çözüm olabilirsiniz. Sadece okuyun ve benimle kalın.


Ya para kazanmak, kendi ve ailenizin ihtiyaçlarını karşılamak için, her gün gitmek ya da gününüzün çoğunu orada geçirmek olduğunuz işiniz gerçekte bir kölelik sistemi ise? Kendinizi, benliğinizi dinlemeyin, ve bir insan olarak, bu tek, yalnız kişiden çok daha fazlası olduğunuzu bulmanızı engellemek için varsa? Bu çalışma sistemi insanlar olarak harmoni içinde yaşamanızı, birleşmenizi, hepimizin aslında birbirimize bağlı olduğunu görmemizi engellemek için kurulmuşsa? Finansal endişeleriniz olmasaydı ve çalışmak zorunda olmasaydınız, her zaman okumak istediğiniz kitapları okuyabilir,yapmak istediğiniz şeyleri yapabilir, yeni insanlarla tanışabilir, çocuklarınızla daha çok oynayabilir, eşinizle daha çok zaman geçirebilir, hayatınız ve evrende oynadığınız rol hakkında konuşabilirdiniz. Daha çok yürüyebilir, koşabilir, yüzebilirdiniz. Kendi yiyeceğinizi yetiştirebilir, organik yiyebilir, hatta pişirebilirdiniz. Dünyayı görmek için seyahat edebilir, başka kültürleri –Televizyon ekranından ve başkalarının filtresi olmadan ya da kitaplardan değil- kendi gözlerinizle görebilirdiniz.Ya bu 8-5 çalışma ve finansal sistem vücudunuzu ve zihninizi meşgul tutmak için oradaysa, ki böylece etrafınıza, gökyüzüne, yıldızlara bakmayın ve özünüzü bulabilmek için kendinizi dinlemeyin?

Ya Dünyanın kirlenmesinin nedeni gerçekte sen değilsen? Ya bunun sebebi, temiz teknolojilerin insanlık için kullanılır hale gelmesini engelleyenlerse? Yakıt verimi daha yüksek araç ve alternatif temiz yakıt teknolojilerini, güneş ışınlarıyla çalışan tren ve araba teknolojilerini bizden saklayanlarsa?Size bu teknolojilerin gerçek olduğunu ve kasıtlı olarak saklanmasa herkes tarafından kullanılabilir olabileceğini söylesem. Ya petrol endüstrisinin sahibi bir avuç insan daha fazla para kazansın diye Dünya Anamızı kirletiyorsak?

Ya, bazı insanlar Dünyamızın kirlenmesi gerçeği ile mutlu oluyorlarsa? Bundan para kazanıyorlarsa? Ya biz, kirli havayı soludukça daha çok hasta oluyorsak, hastalandıkça daha çok ilaca ihtiyaç duyuyorsak ve bu ilaç, petrol endüstrisinin sahipleri, onların akraba ya da arkadaşlarınca sağlanıyorsa? Ya biz daha çok hastalandıkça, daha çok ilaca ihtiyaç duyduğumuzu biliyorlar ve bundan çok para kazanıyorlarsa?Ya bizim uzun yaşamamızı istemiyorlarsa? Uzun yaşamamız onlar için pahalı olarak değerlendiriliyorsa… Ya biz uzun yaşarsak kendimizi yetişkinler olarak daha çok dinleme şansımız varsa ve bu şekilde paternleri ve problemin asıl nedenini görme ihtimalimiz artıyorsa?

Size demokrasilerde oy verdiğimiz insanların petrol ve ilaç endüstrisinin sahibi insanlarca desteklendiğini söylesem? Ya da politikacıların, temiz ve samimi şekilde insanlığa yardım için gelseler de, zamanla manipüle edilip aynı insanların etkisi altına girdiğini…

Ya basın, medya da aynı insanlar tarafından yönetiliyorsa? Her gün haberlerde dinlediğimiz hikayeler de aynı insanlar tarafından yazılıyorsa, ki böylece biz savaş gibi birşeylere belli bir şekilde inanalım diye? Ya da terörden korkalım ve özgürlüğümüzü bizi koruması gereken insanlara teslim edelim ki bizi daha kolay kontrol etsinler diye ise?

Ya size dinlerin bizi birleştirmek için değil, ayırmak için orada olduğunu söylesem? Böylece birbirimizden nefret ettiğimizi, birbirimizi yargıladığımızı? Ne yemeyeceğimizi, ne giyeceğimizi, nasıl davranacağımızı söyleyip, hayat ile alakalı cevabını bulamayacağımız her aklımıza gelen sorunun dinle cevaplandığını söyleyerek bizim koşulsuz kabule yönlendirildiğimizi söylesem, dinlerin bizim kontrolümüzü kolaylaştırdığını?

Ya gittiğiniz okulun, kurallara uymanızı öğretmek için kurulduğunu söylesem? Böylece hepimiz aynı şeyleri okuyalım, aynı şeyleri söyleyelim, aynı pozisyonda bütün gün oturalım diye. Böylece herkes aynı kavramları kabul etsin, sorgulamadan kabul etsin ve “farklı” olan herkes alay konusu olsun diye varsa okullar?

Düşünün, finansal sistem hakkında düşünün, ne kadar çalışırsanız çalışın hala borç içinde olduğunuzu düşünün. Etrafınıza bakın, önceden zengin olan insanların bugün daha da zenginleştiğini görün. Sadece biraz düşünün, ya bu sistem çok zeki biri tarafından dizayn edildi ise? Ya hapishane bir dünyada yaşadığınızı göremiyorsanız? Ya tüm gün çalışıyor, bir inanç sistemine inanıyor ve çocuklarınız da aynı sizin gibi olacaksa, ve televizyon karşısında biraz daha beyninizin yıkanması için oturuyorsanız her gün? Daha fazla suni dramaları seyretmek için?

Ya parası olan bu insanlar tüm bu düzenin arkasında ise ve sizin bu gerçekleri bulmanızı engellemek için ellerinden gelen herşeyi yapıyorlarsa? Sizin sürekli acı çekmenizi ve özgürlüğünüzü geri almadan, onlara “hayır” demeden devam etmenizi istiyorlarsa?

Ya ilk kez aşık olduğunuzda ve duygularınızın karşılığını aldığınızda, bu mutluluğun uzun sürmeyeceğinden korkmanızın sebebi de aynı ise? Çünkü bilinçaltınızda oyunu görüyorsanız, birşeylerin sizin kesin mutluluğunuzu engelleyeceğini biliyorsanız? Ya bu Dünya için hayal edilemez şeyler gördüğünüz rüyanız, bu Dünyada gözlerinizin görebildiğinden daha çok şeyler olduğunu hatırlamanızsa? Ya bir keresinde, birşeyler hatırlamaya başladığınızı hissettiğiniz ama bir türlü tam olarak hatırlayamadığınız şey, aslında gerçekleri hatırlamaya başlamanızsa, ve insanlık için bir hafıza kaybı söz konusuysa ve bu bizlerin sonsuza kadar onların köleleri olmamızı isteyenler tarafından uygulanıyorsa?

Ya bunları şimdi okumanızın sebebi bu unutuştan insanlığın uyanma zamanının gelmiş olmasıysa? Ya etrafınızda herşeyin değişmesinin sebebi, ilişkilerinizin değişmesinin sebebi de aynı şeyse? Ya gezegenimiz şimdi evrende çok daha yoğun bir yerde seyahat ediyor ve bu unutma programlamasını bozan ışınlar üstümüze düşmeye başladıysa? Ya sizin de değişmenizin sebebi aynı ise ve eskiden yapmayı sevdiğiniz şeyler bu yüzden size tat vermiyorsa?

Hayatınıza bu algı şekli ile baktığınızda ne hissediyorsunuz? Aldatılmış mı hissediyorsunuz? Neden böyle olduğunu anlayabiliyor musunuz? Gerçeği bilmek istiyor musunuz? İnsan olarak, sizin ile ilgili gerçeği… Niye burada, şimdi hayattasınız? Bilmediğiniz şey ne? Nasıl özgür olabilirsiniz?

İşte cevabı:

Siz sonsuz bir Yaratıcı tarafından yaratıldınız ve bu varlığın bir parçasısınız, yani siz de bir Yaratıcısınız. Bu vücuttan çok daha fazlasısınız. Siz sonsuz ruhsal bir varlıksınız. Sevgi ile yaratıldınız. Sevgiden olmayan hiçbirşey size ait değil, İşte bu yüzden, sevgide olmadığınız her an, gücünüzü veriyorsunuz.Sizi bu hapiste tutanların arkasında olduğu şey de işte bu güç/enerjidir. Sizin dikkatinizi birşeylere belli bir şekilde yoğunlaştırıp yaratma gücünüz var.Ve bugün, tam da şu anda, tek yapmanız gereken kendinizi dinlemeye başlamak, tüm düşünceleri kafanızdan boşaltmak ve bu şekilde kendinizi bulacaksınız. Sizin sadece sevgi olduğunuzu bulacaksınız. Sadece sevgi. Dikkatinizi sevgiye yoğunlaştırdığınızda göreceksiniz, üzerinizdeki perde kalkmaya başlayacak, sevgiden olmayan tüm duygular gidecek. Bu sevgiyi etrafınızdakilere yansıtmaya başlayacaksınız ve hayatınız da değişmeye başlayacak. Çok daha mutlu ve güçlü bir insan olacaksınız. Sevgiden uzak tüm geçmişi affedecek ve unutacaksınız. Sizi bu unutma halinde tutanları da affedecek ve gücünüzü geri alacaksınız. Ve en önemlisi, kendinizi seveceksiniz.

Tüm bunlar hakkında düşünün. Ve göreceksiniz noktalar birleşmeye başlayacak. Bu kavramları hayatınızdaki herşeye uygulamaya başlayın. Bunlar hakkında düşünün, çünkü yeni çıkan politikacının bir sürü değişim, adil bir finansal sistem ve Dünya için barış getireceğini söyleyip de bunu yapmamasının nedeni bu. Dünyada her zaman bir savaş olmasının da nedeni bu. Politikacıların ülkeler arasındaki anlaşmazlıkları çözmemesinin de nedeni aynı şey. İşte bu yüzden bir sürü yiyecek çöpe atılırken, her gün binlerce insan açlıktan ölüyor. Bizler artık uzaya gidebilirken, Afrika’ya yiyecek taşımak bu kadar mı zor? AIDS, zika, kuş gribi, kanserin mevcut olma nedeni de bu. Kansere hala bir tedavi bulunamamasının nedeni de.Aynı nedenle Dünyamız kirleniyor. İşte bu yüzden bilgisayar teknolojisi bu kadar ilerlemişken –ki böylece biz ve çocuklarımız oyunlarla ve tabletlerle hipnotize olabilelim- hala 1859 yılında icat edilen içten yanmalı motorlu araçları kullanıyoruz.

Size söylüyorum, zaman geldi, özgür irademizin sorumluluğunu elimize almanın zamanı geldi, işte bu kadar basit, sevgi zamanı geldi. Affetme ve bu suni realite ile bağlarımızı koparma zamanı geldi. Bu unutma hapishanesinden çıkma zamanı geldi. Altın Çağ başlıyor. Uyanma zamanı geldi. Şimdi !

No comments:

Post a Comment