20 June, 2016

David Wilcock Güncellemesi-19 Haziran 2016





Bilindiği üzere David Wilcock arada bir kendisine bilgi veren itirafçıların verdiği bilgileri birbirleri ile karşılaştırarak ve bunlar hakkında kendi araştırmalarını da yaparak bilgilendirmeler yayınlıyor. Dün yayınlanan güncelleme birkaç hafta önce yayınlananın ikinci bölümüydü. İlk güncellemeyi grubumuzda özet çıkarmamıştık. Zannediyorum birinci nedeni çok uzun olması, ikincisi ise direk ifşaata dair pek bir analiz içermemesiydi. Wilcock’un önümüzdeki 30 Ağustos’ta Yükselme Gizemleri (Ascension Mysteries) isimli yeni kitabı yayınlanacak. Anlaşılan Wilcock bu iki güncellemede biraz olsun kitabında yazdığı şeyleri özet geçiyor ve biraz da kitabı için merak uyandırıyor. Aslında bakarsanız Wilcock’ın reklama da ihtiyacı yok. Kitabı Amazon’da basılmadan satışa çıkan Wilcock daha şimdiden ve bu güncellemelerden önce bile en çok satan kitaplar listesine girmeyi başardı. Umarım bu kitap bir an önce Türkçeye de çevirilir. Çünkü Wilcock’ın tarif ettiğinden anladığım kadarıyla bu kitap objektif olmayı başarabilen ve bu araştırmaları okuyacak sabrı olan insanlar için, içindeki delillerle birlikte noktaları birleştirmek ve uyanış sürecini tetiklemek için bugüne kadar yazılmış en iyi kitap olabilir. Ben burada güncellemenin birinci bölümünü özetlemeyeceğim. Daha fazla sizleri meraklandırmadan ikinci bölümden anladıklarımı sizlere aktarayım. Başta bu yazının bir özet olmasını planlıyordum, ama bir gün sonra gelen üçüncü güncelleme ile kendimi kaptırdım ve uzunca yazmışım:


Wilcock ilk önce Antarktika’da görülen bir çatışmaya karışan ve Boeing tarafından yapıldığı iddia edilen üçgen şeklindeki hava aracının çatışmaların artmasını tetiklediğini söylüyor. Biz bu konudaki bilgiyi birkaç hafta önce Goode’nin yaptığı güncellemede öğrenmiştik.

Wilcock içinde bulunduğumuz realitenin bize öğretildiğinden bahsediyor. Ne kadar realiteyi tek başına değiştirecek güzümüz olmasa da, aslında gerçek gücümüzün farkında olmadığımızı vurguluyor. Zaman algısında bizim bir yılımızın onların 1000 yılına denk geldiği başka insanların bizim hava sahamızda yaşayabileceğini ve bu insanların istediklerinde bizi onların zaman algısına çekebilecekleri ve bu zaman algısının böylece bizim normalimiz olabileceğini söylüyor.

Wilcock olacak olan bir UFO ifşaatının, hatta Dünya dışı yaşam ve teknolojilerinin ifşaatının tek başına yeterli olmadığını; bizlerin spiritüal varlıklar olduğumuz ve bunun da yaşadığımız realiteyi belirlediği bilgisinin eksik bırakılmasının, amaca tam hizmet etmeyeceğini düşünüyor. Sadece az bir kısmın Dünya dışı yaşam/UFO fenomeninin aslında ruhsallık realitesi ile kesiştiğini gördüğünü söylüyor.

Melek ve şeytanın gerçek varlıklar olduğunu ve bunların bazı hava koridorlarında dolaştığını, bazen bunların ölü bedenlerinin Dünyada bulunduğunu ve hatta ordunun elindeki 4.kuşak gece görüş araçlarının bu varlıkları görebildiğini belirtiyor. Ne ilginçtir ki bu nedenle sivil hava trafiğinin sadece belli yükseklikte yapıldığını ve bu koridorlardan ve hatta devasa uçan şehirlerden uzak tutulduğunu öğreniyoruz.

Tüm bu gizlilik içinde bizim dikkatimizi çekebilen şey ise buralarda yaşayan varlıklar bir silahlı çatışmaya girdiğinde, etkilerini değişik atmosferik olaylar olarak görmemiz, ya da düşen araç kalıntılarına tanık olmamız.Ancak bu kalıntılar Kabal tarafından çok etkili bir şekilde gizlenmekte ve bizlere bunların meteor, ya da ordunun yeni silah denemesi olduğu söylenmektedir.

17 Mayıs 2016’da ABD’nin Maine eyaleti göklerinde bu şekilde şüpheli bir meteor gözlemlendi. Bu meteorun çok büyük bir sesle patladığı söylendi. Bu meteor bir polis kamerası tarafından da kaydedilmiş. Bu konudaki haberi burada bulabilirsiniz.


Bundan iki hafta sonra da Arizona’da benzer bir durum olmuş. Buradaki “meteor” zigzaglar çizerek düşmüş. Arizona’dan 4 gün sonra ise 13 değişik eyalette benzer olaylar rapor edilmiş.


Wilcock bu durumu çok pahalıya malolan ve havaya doğru değil yere doğru patlayan çok büyük bir havai fişek gösterisine benzetiyor.Ancak tüm bunlarda toplumun çoğunluğu Kabalın programlaması dahilinde değerlendirme yapıyor ve hala evrende yaşayan tek zeki medeniyetin bizler olduğumuza ve yerçekimi kanunlarına aykırı bir şekilde zigzag çizerek yere düşen bu “meteor” hikayelerine inanmaya devam ediyor. Aynı Malenezyalılarda olduğu gibi.

Malenezya denilen bazı Güney Pasifik adalarında yaşayan insanlar Dünyada yaşayan tek insan medeniyetinin kendileri olduğunu düşünmekteymişler. 2. Dünya Savaşında Amerikan askerleri adaya inip “kargo” denilen gelişmiş teknolojileri onlara vermeye başlamış. Adadakiler bu askerlerin “tanrı” olduğuna inanmaya başlamışlar ve aksi kanıtlara rağmen onlarca yıl boyunca bu “kargo tarikatları”na inanmaya devam etmişler. Hatta aşağıdaki resimde olduğu gibi, kamıştan gökte gördükleri şeylerin modellerini bile inşa etmişler.


Wilcock bizlerin de, insanların sadece Asya, Avrupa, Amerika ve Afrika’dan oluşan ada kıtalarında yaşadığını düşünen bir Malenezya örneği olduğumuzu söylüyor.2500 civarında farklı yeraltı üssü olabileceğine, bunların 20-40 mil arasında derinlikte olabileceğine,buradaki tünellerin biyolüminesans bakterilerle aydınlık olduğuna, buralarda yaşayan hayvanlar ve bitki örtüsü olabileceğine inanmadığımızı vurguluyor.

Wilcock daha sonra UFO kaza kaldırma ekibinde çalışan Çavuş Clifford Stone isimli bir itirafçının verdiği bilgilerle 57 farklı Dünya dışı ırkın varlığından bahsediyor.

Daha sonra Antarktika konusuna geliyor ve buradaki doğal mağaralarda yaşam için uygun şartların olduğunu söyleyip Goode ve William Tompkins gibi kişilerin verdiği bilgileri değerlendiriyor.Antarktika’daki üslerin “Saurian” (kertenkele türünden) denilen Drako kontrolünde olduğunu ve Güneş Sisteminde toplam nüfuslarının 7 milyar olabileceğini söylüyor. Biz insanların ise, onlardan, bizim özgür irademizi korumaya çalışan iyi varlıklarca korunduğunu bildiriyor.

Geçtiğimiz aylarda ortaya çıkan, Dr.Salla’nın da röportaj yaptığı William Tompkins’in verdiği bilgilerin diğer kişilerin bilgileriyle uyum içinde olduğunu vurguluyor Wilcock. Tompkins 1942-1946 yılları arasında Almanya’ya yerleştirilmiş 1200 Amerikan ajanı ile bizzat kendisi görüşüp bu bilgileri almış. Wilcock Tompkins’in hala hayatta olduğuna şaşırdığını söylemeyi de ihmal etmiyor.

Wilcock daha sonra Anshar medeniyeti konusuna geçiyor.Bu medeniyette zamanın çok daha hızlı ilerlediğini ve Atlantis gibi bir olayın onlar için yakın tarih olduğunu bildiriyor. Hatta İsa’nın gelişinin bile. Daha sonra onların da bizim bu geçiş dönemimizde kilit bir rol oynamakta olduklarını belirtiyor. Daha sonra İrlandalı ve İngiliz bilim adamlarının yaptığı bir araştırmaya göre çeşitli hayvanların zaman anlayışlarının nasıl farklı olduğunu gösteriyor.


Wilcock Corey Goode’nin nasıl Gizli Uzay Programında çalışıp özgür irade yasası doğrultusunda geri getirildiğini ve normalde anıları silinmiş olmasına rağmen Corey’nin herşeyi hatırladığını ve anlattıklarının tüm diğer bilgilerle uyuştuğunu söylüyor.

Daha sonra Güneş Sistemimize 1980’lerden itibaren gelen kürelerle ilgili bilgileri veriyor. “Arayıcı” isimli Neptün boyutunda bir kürenin 1980’lerde geldiğini, 1990’larda ve 2000’lerin başında Ay boyutunda başka kürelerin geldiğini ve Maya Takvimi sonundaki 21 Aralık 2012’de de 100 başka kürenin geldiğini söylüyor. Geçen Şubat ayında Bilinçli Yaşam Fuarında yaptıkları sunumlarda Goode ve Wilcock bu kürelerin görünür resimlerini göstermişler. Wilcock bu kürelerin solar olayları ve Dünyadaki bilinç değişiminin yönetiminde yardımcı olmak maksadıyla geldiklerini söylüyor.

Aralık 2014’de bu kürelerden biri Ay yakınlarına park etmiş ve Kabal bu küreye Avusturalya’daki bir üslerinden bir silahla saldırmış. Ancak küre üzerine gelen silahı aynı şekilde geri yansıtıp bu üssün içindekilerle beraber yok olmasına neden olmuş. Bu olay Uluslararası Uzay İstasyonu kameralarına asagidaki gibi yansımış.


NASA bakın bu olayı şöyle açıklamış basında:


http://www.techtimes.com/articles/22204/20141216/mysterious-red-laser-near-iss-triggers-ufo-rumors-nope-says-nasa.htm

Sözde çok büyük bir teleskoptan uzaya bir lazer ışını gönderilmiş. Bu görüntü oymuş.

Wilcock daha sonra kürelerin sistemimize gelmesi ile sistemimizin uçuşa yasak bölge ilan edildiğini ve bunun da olayların gidişatını bizim lehimize değiştirdiğini bildiriyor.

Benim başından beri anlamakta güçlük çektiğim şey Gizli Uzay Programı İttifakının gündeminin gerçekte ne olduğuydu. Wilcock bu ittifakın Kabal’ın Gizli Uzay Programları içinde şekillenmiş, insanlık için iyi olanı isteyen ve Kabal nedeniyle maruz kaldıkları durumlardan pişman bir grup olduğunu söylüyor.

Küre Varlıkları İttifakı sözcüleri olarak Yarbay Gonzales ve Corey Goode’yi seçmiş. Goode bundan sonra evine gelen mavi bir küre ışık ile seyahat ederek katıldığını söylediği toplantılara gitmiş ve Mavi Kuşsu Varlıklar ile görüşmeye başlamış.

Wilcock burada gaiam.tv’de Goode ile yaptığı Kozmik İfşaat programından bahsediyor. Bu programın izlenme sayısının CNN’in izlenme sayısından daha fazla duruma geldiğini söylüyor. İngilizcesi yeterli arkadaşlar bu internet kanalına üye olabilirler, burada ruhsallık, yoga, ifşaat ve sağlıklı yaşam ile ilgili binlerce video var ve ilk ayın üyeliği $1.

Bundan sonra Goode’nin geçen yıl iç dünyada yaşayan varlıklarla görüşmeye başladığını ve onlardan M.S. 800’lü yıllara, İslam’ın ortaya çıkışına kadar Dünya Dışı varlıkların aramızda açık olarak dolaştığını ve daha sonra bu varlıkların bu yıllarda bir anlaşma imzalayıp o andan itibaren (yani son 1200 yıl boyunca) bize kendilerini göstermemeye karar verdiklerini anlatıyor. Herhangi bir gurubun her bizimle bağlantıya geçmesi ile başka bir grupla çatışma yaşamasının bu duruma neden olduğu bildiriliyor. Bu anlaşmanın yapıldığı dönemden dolayı Muhammet Anlaşmalası ya da Antlaşması olarak isimlendirildiğini ve bununla beraber bu varlıkların dev taş yapıları yapmayı da bıraktıklarını belirtiyor.

Goode’nin son verdiği bilgilere göre Anshar grubu bize kendilerini açık bir şekilde gösterebilmek amacıyla bu yılın başında bu anlaşmanın bozulmasını talep etmiş ve Drako grubu buna karşı çıkmış. Ancak Anshar buna rağmen ifşaatın daha fazla geciktirilemeyeceği fikrindeymiş.

Wilcock bir noktada Corey Goode’nin çok büyük strese tabi olduğunu,finansal zorlukların yanı sıra ittifak tarafından yeterince bilgiyi sızdırmadığı için yargılandığını söylüyor. Ayrıca Wrangler diye biri tarafından 12 kez sorgulandıktan ve büyük stres yaşadıktan sonra, Mavi Kuşsu Varlıklar bu durumun bir daha yaşanmayacağını söylemişler.

Ek Güncelleme(Bir gün sonra eklendi):


Şu günlerde Dünya İttifakı burada, Gizli Uzay Programları İttifakı da uzayda Kabalı yenmekte olduğundan, artık bizimle direk bağlantı kurmama kuralı değişmekteymiş. Çünkü Saurian gruplar bu anlaşmalara uymayı bırakıp tarafsız olan gruplara ve diğer iyi Dünya Dışı varlıklara açıkça saldırmaya başlamış. Bu nedenle yeraltı medeniyetleri de bir ittifak kurup çoğunluğun iyiliği için hareket etmeye karar vermişler. Buna karşın Kabal grupları da malzeme ve insanlarını Antarktika ve Güney Amerika altındaki üslere taşımaktalarmış.

Wilcock olayların içindeki kişilere dayandırdığı bilgiye göre Drakoyu biz insanların yenmesi gerektiğini bildiriyor. Aynı zamanda Güneş’te olmakta olan enerjik değişimlerin biz insanlara zarar vermeden Drakoyu çok kötü şekilde etkileyeceğini ve bunun da onların sonu olacağını söylüyor.Sistemimizin uçuş yasaklı bölge olmasıyla Drakolar buradan ayrılamadığı için durum onlar için gerçekten çok daha kötü bir hal alıyor. Geçtiğimiz Nisan ayında verilen bilgilerde 6 adet gözyaşı damlası şeklinde Drako uçuş aracının “chevron” denilen araçlar tarafından vurulduğunu ve Drakonun geldikleri üslere geri dönmek zorunda kaldığını bildirmiştik.


Kimse resmen bu chevron üçgen araçların kime ait olduğunu bilmemekle beraber bunların Dünya ittifakının parçası hatta Ordu Endüstri Kompleksine ait olduğu tahmin ediliyor. Hatta bu bilgi Peterson isimli bir ihbarcı tarafından da onaylanıyor ve bu araçların ve silahlarının ICC (Özel Şirket Gibi İşleyen) Gruptan alındığını söylüyor. Hatırlayacaksınız, Paperclip (Ataç) projesi kapsamında Nazi’den ayrılan bilim adamları ABD’ye getirilmiş ve NASA, Solar Warden ve ICC uzay programları oluşturulmuştu.NASA projenin sivil ayağı olup, örtpas etme amaçlı kullanılırken, Solar Warden ordu ayağını, ICC de çok daha ileri teknolojinin olduğu özel şirketlerle Nazi bilim adamlarının oluşturduğu ve uzayda kaçırdıkları insanlarla koloniler kuran grubu oluşturuyordu.

İlginç bir şekilde Wilcock bu yeni hava araçları hakkında çok fazla bilgi edinebilmiş. Hatta Boeing ve başka şirketler tarafından nerede yapıldıklarına ve ne çeşit motorları olduğuna kadar. Merak edenler için söyleyeyim: İki yerde inşa ediliyorlarmış; biri Lockheed Martin’in gizli projelerini yürüttüğü yer olarak bilinen Kaliforniya’nın Palmdale şehrindeki Skunk Works isimli yer, diğeri ise Mojave Çölünde Çin Gölü denilen yer.

Drako ile direk çatışmaya giren bir başka araç ise son zamanlarda ortaya çıkan beyaz küre şeklinde ve kırmızı ışık yayan ve orta kısmında lombozları olan araçlar. Bunların kime ait oldukları bilinmemekle birlikte Rus olduğu düşünülmekte. İhbarcılar bu tarz kürelerin 1970’lerden beri var olduklarını söylemekteler.


Bu gelişmelere ek olarak çeşitli yeraltı üslerinde de çatışmaların arttığı ve bunların sonuçlarının depremler olarak kendini gösterdiği söylenirken, geçtiğimiz ay Benjamin Fulford’un rapor ettiği Japonya depremi de buna bir örnek olarak gösteriliyor.

Görülüyor ki artık Dünya İttifakının da Drako ile başa çıkabilecek teknolojisi bulunmakta. Ancak Drako’nun elinde, üzerimize düşerek bizi aktive etmesi gereken frekansların bize ulaşmasını engelleyen, Dünya üzerinde ve dışında bir teknoloji varmış.

Wilcock artık bizim gelişimimizi engelleyen ve zihin kontrolünde kullanılan bu teknolojinin vurulabileceğini söylüyor. Ancak bu, uykuda olan ve negatif insanlarda şiddet, saldırganlık ve kendine zarar vermeye yönelik davranışlar doğurabilirmiş. Öte yandan bu teknolojinin yavaş yavaş kapatılma ihtimali de yokmuş. Wilcock bunların direk kapatılmasından yana, ben de öyle, siz hangi taraftasınız?

Wilcock daha sonra Corey’nin kaçırılmasından ve ilaç verilerek ondan bilgi alınmaya çalışılmasından bahsediyor. Bu kaçırılmalar Kabal tarafından gerçekleştirilmiş ve Gonzales’in ve başka iki kişinin kimliğini Corey’den bu şekilde öğrenmeyi başarmışlar. Bu üç kişiden biri öldürülmüş, Gonzales saklanmaya başlamış ve üçüncü şahıs da büyük ihtimalle gizleniyormuş.

Bu arada Corey’nin evinin üzerinde helikopterler daire çizip, göğsüne onu vuracakmış gibi lazer ışığı veriliyormuş. Evine giren biri mutfak tezgahı üzerine mermer bir sigara bırakmış ki bu eski bir mafya tehdit şekliymiş: Ailen ve sen duman olacaksınız gibi.

Anlaşılan düşük seviye Gizli Uzay Programları, X-Files'ın yeni yayınlanan sezonundaki gibi bir kısmı ifşaatı bizlere yutturma çabası içindeyken Corey ve Wilcock’ın bu planı uygulanamaz hale getirmesine çok sinirlenmişler.

Gonzeles’ın kimliğini Corey’in istemeden de olsa Kabal’a vermesiyle hem Goode bu maceradaki tek arkadaşını, hem de tek bağlantısını kaybetmiş.Kızgın Gonzales Corey’nin davet edildiği çeşitli toplantılara katılmasını engellemeye çalışmış. Gonzales önce iç Dünyada kalmış, buradan Kuiper kemerinde bir yere gönderilmiş, çeşitli aldatıcı hareketleri nedeniyle şimdi Maya Ayrılmış Medeniyetinde iyileşmeye alınmış.

Wilcock sonunda Wrangler’in kimliğini açıklıyor.Wrangler Gizli Uzay Programı İttifakında Gonzales ve Corey gibi düşük performanslılardan sorumlu kişiymiş. 12 toplantıda Corey’i oldukça aşağılamış, Corey’nin Gonzales’in görevini almasını istemiş. Ancak Corey bunu reddetmiş.

Bu arada Wilcock da kendi ruhsallığı ile ilgili bir dönem yaşarken, söz verdiği bilgileri yayınlamadığı için Corey yoluyla, Wrangler, Anshar, ve Küre ittifakı tarafından uyarılmış. Wrangler Wilcock’un birinci güncellemesindeki “Kargo Tarikatı” yazısına içinde gerçek istihbarata dair birşey bulunmadığı için çok sinirlenmiş ve Wilcock Gizli Uzay Programı İttifakınca “Oturmayı, gitar çalmayı ve…. yapmayı” bırakması konusunda uyarılmış.

Yüksek rahibe Kaaree ona “rahip olmak istiyorsan onun gibi davranmalısın” mesajını gönderirken, Küre Varlıkları da onda “bilinçaltı kurtarıcı kompleksi” olduğunu ve tekrar ise başlayabilmesi için iyileşmesi gerektiğini söylemiş. Görünüşte Wilcock bu sendromu atlatmış ve artık kendisini özel biri olarak değil ama bir sürü insanın rol aldığı bir plana katılan biri olarak görüyormuş.

Diğer taraftan, Corey 12 Haziranda Gizli Uzay Programları İttifakınca ona teklif edilen Gonzales’in eski görevi konusunda cevabını söylemesi için alınacakken randevu saati gelip geçmiş ve kimse gelmemiş. Bunun yerine daha sonra Küre varlıklarınca alınıp bir Kürenin içine götürülmüş.

Corey bu sefer içinde bulunduğu Küreden daha önce insan gözüne görünmez olan diğer küreleri ilk defa görmüş. Bunlar bulundukları pozisyonlarda bir patern oluşturuyorlarmış.Birbirleri arasında enerjik bir akım varmış. Corey bu sefer kürelerin eskiye göre çok daha fazla çalıştığını farketmiş. Mavi Kuşsu Varlıklardan hadiseye yaklaştıkça Güneşteki aktivitenin arttığını ve gördüklerinin bunun sonucu olduğunu öğrenmiş. Wilcock bu konuda NASA’dan gelen 27 Mayıs tarihli Güneş üzerindeki dev delik haberini hatırlatıyor:

http://www.express.co.uk/news/science/674234/Is-the-sun-DISINTEGRATING-NASA-spots-monster-hole-open-up-on-our-star

Mavi Kuşsu Varlıklar, bu deliğin hadiseye yaklaştığımız için artan basınç nedeniyle oluştuğunu ve insanların kollektif özgür iradesi hadiseye izin verene kadar bu enerjileri filtreleyeceklerini söylemişler.Ve Wrangler’in onu bir daha ziyaret etmeyeceğini.

Son olarak Corey ve Wilcock Dünyada ani bir enerji akımı artışı olduğunu, bunun da insanların eski karmalarının akla gelmeyecek şekillerde yüzeye çıkmasına neden olduğunu bildiriyorlar. Birçok insanda çılgınca davranışlar gözlemleyeceğimiz konusunda bize bilgi veriyorlar. Hatta Wilcock Gizli Uzay Programları İttifakının panik moduna geçtiğini bildiriyor.

Bu enerjiler arttıkça insanların çoğunun ölmüş sevdiklerinin hayaletlerini görmeye başlayacağını söylüyorlar.Bu olduğunda çok büyük değişim yakın demektir diyorlar.Corey 2018 yılının bu büyük değişimlerin olacağı yıl olacağını düşünüyormuş. Wilcock bu yıl Kabal’ın düşüşünü görebilir, 2017’de büyük değişimler yaşayabiliriz diyor.

Wilcock son olarak bu bilgileri daha önce yayınlamadığı için ona kızanlara “işte buyurun” diyor. Ona desteğimiz için teşekkür edip, seyahati öncesinde gitar çalmaya biraz zamanı kaldığını söylüyor.

Orjinal makaleyi burada




No comments:

Post a Comment